14 Aralık 2017 Perşembe

Balkabaklı Kırmızı Mercimek Çorbası


Kışın hemen her haftasonu sütçüden balkabağı alıyorum. Ben tatlısını çok aramam. Yani yıllarca yemesem aklıma da gelmez. Ama Orhun seviyorsa olay bitmiştir. Hele son favorisi tatlının üzerinde bolca tahin ve ceviz olursa sınırsızca yiyebiliyor. O haliyle ben bile sevdim ama şimdi yalan yok. Neyse sanki tatlı tarifi verecekmişim gibi ağzınızı sulandırmayayım. Yine bolca balkabağı aldığım bir Pazar günü hepsini tatlı yapmayayım da ne yapayım derken çıktı bu çorba fikri. Daha doğrusu instagramda sıkça görür olmuştum. Belki dedim kırmızı mercimekle pek arası olmayan Yalın kuzusu da sever de iki lokma yer. Öyle çok farklı bir tarif de değil ayrıca.  Ben Yalın bira yoğun kıvamlı seviyor diye suyunu az kullandım. Siz sevdiğiniz kıvama göre suyunu ayarlayabilirsiniz.

Malzemeler
1 buyuk kase kırmızı mercimek ( 1, 5 su  bardağı kadar )
1 adet orta boy havuç
1 adet orta boy patates 
1 adet orta boy kuru soğan
1 inci dilim balkabağı 
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı zerdeçal
tuz,  kimyon
4-5 su bardağı su 
üzeri için 1 yemek kaşığı tereyağı ve nane yakıp dökebilirsiniz ( isteğe bağlı )

Yapılışı:
1. Kırmızı mercimeği bolca su ile yıkayın ve tencereye alın.
2. Patatesi, soğanı ve havucu iri parçalar halinde doğrayın ve tencereye ekleyin.
3. Balkabağını da dilimleyip içine katın. 
4. Sarımsağını, baharatlarını ve tuzunu da içine katın.
5. Son olarak da suyunu döküp ocağın üzerine alabilirsiniz. 
6. Sebzeler iyice yumuşayana kadar kaynatın ve sonrasında blenderdan geçirin.
7. Üzeri için tereyağında naneyi yakıp çorbanın üzerine dökün ve servis edin.
Afiyet olsun.

10 Aralık 2017 Pazar

Nutellalı Mini Kekler


En son bloga tarif gireli neredeyse 6 ay olmuş. İnanılır gıbı değil. Bunca zaman en büyük keyfimden uzak kalmışım. Suçlu aramıyorum. Biraz güncel alışkanlıklar - instagram diyelim kısaca - biraz da evdeki minik yavru - ona da Yalın diyelim bari - sebep oldu dersem yanlış olmaz herhalde. Halbuki eskiden blog benim sıkıldığımda gelip sığındığım limandı; nefes aldığım, yalnız kaldığım ve bundan huzur bulduğum tek yerdi. Asla arkamı tamamen dönüp gitmeyi düşünmedim ama bazen işler de düşünüldüğü gibi olmayabiliyor. Umarım bundan böyle eskisi kadar olamasa da arada girip bir ses vermeye çalışacağım. Mutfaktan uzak kalamıyorum fakat yaptıklarımı fotoğraflayacak kadar da geniş vakte sahip olamıyorum her zaman. Hızlı paylaşım yapabildiğimiz bir platform olunca da bu ilk gözağrımız ihmal ediliyor haliyle. Ama blogun tadı başka hiçbir şeye benzemiyor gerçekten. Kendi kendime söz verdim. Artık daha sık uğrayacağım eski dostuma.

Madem bunca vakit uzak kalmışım o zaman şöyle bol çikolatalı bir reçete ile dönüş yapayım istedim. Dün bu minik muffin kekleri canım Aslım ile yaptık. Daha doğrusu canım çok sıkkın bir halde kapısını tıklattığımda o, malzemelerini hazırlamış beni bekliyordu. Çünkü biliyordu ki mutfak en iyi terapiydi bizim için. Hem tarif için gerekli olan Nutella kavanozunun dibinde kalanını da kaşıkla bitirmeme izin verdiği için terapi süper başarı ile sonuçlandı. Keki sadece 5 dakika içinde hazır edip fırına verince mutfağı saran o mest eden koku için bence haftasonu mutfağa girin. Benden söylemesi:))
Sadece 2 malzeme ile çok tatmin edici bir lezzet çıkıyor ortaya. Çikolata kavanozları ile aranız iyiyse bu muffinleri de tarif defterinize not edin.

Malzemeler

2 adet yumurta
280 gr Nutella 
8 yemek kaşığı un

Hepsi bu kadar basit. Tüm malzemeyi isterseniz mikserle isterseniz de bir çırpma teli yardımıyla güzelce karıştırın. Yağladığınız muffin kalıplarına pay edip sıcak 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 15-20 dk kadar pişirin. Kullandığınız muffin kalıplarının büyüklüğüne göre pişme süresini kısaltıp uzatabilirsiniz. 
Afiyet olsun














16 Haziran 2017 Cuma

Havuçlu Cevizli Starbucks Keki



Öyle büyük büyük laflar edip övünmeyi sevmem ama bu kek daha önce yediklerinize benzemiyor onu söyleyebilirim. Tarif kayınvalideme ait, Ankara' ya son gelişinde tarifi alıp denedim ve Tuğra' nın okul pikniğine götürdüm. Yiyen herkesin beğenisini alınca evde hemen her hafta pişer oldu. Kekle arası olmayan Tuğra bile yiyor, ben de mest oluyorum tabii. Diğer ufaklık zaten her türlü pasta börek hamurişini annesi gibi bayılarak yiyor.


Havuçlu Cevizli Kek diyince eskiden Issız Adam Keki gelirdi akla bilenler bilir. Şimdilerde de Starbucks :) Ama Starbucks kekini sevenlerin dediğine göre benim kekim çok daha güzelmiş, valla onların yalancısıyım ben :)))

Yaptığım diğer kek karışımlarına göre daha koyu kıvamda bir kek kıvamı oluyor pişmeden önce, ama piştikten 2 gün sonrasında bile yumuşacık ve lezzetini koruyor. Yazın bu sıcaklarda kısa sürede tüketmeyecekseniz yiyemediğiniz kısmını buzdolabında muhafaza etmeniz gerektiğini söylememe gerek yoktur sanırım. İçinde havuç olduğun için çabuk bozulabilir yoksa. 

Hemen tarifi veriyorum çünkü bu kadar reklamdan sonra bekleyeni çok tarifin. 


Havuçlu Cevizli Kek

Malzemeler

3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
3 su bardağı un
1 su bardağı ceviz içi
2 orta boy havuç rendesi
1 tatlı kaşığı tarçın
kabartma tozu
vanilya


Yapılışı:

1. Oda ısısındaki yumurtaları ve toz şekeri uzunca bir süre çırpın.
2. Sonrasında sütü ve sıvıyağı ilave edip karıştırın.
3. Ununu da yavaş yavaş ekleyin.
4 Son olarak rendelenmiş havuçları, ceviz içini ve kabartma tozu ve vanilyayı da ilave edip spatula yardımıyla karıştırın.
5. Katı yağ ile yağlanmış kek kalıbına döküp önceden ısıtılmış 170 derecede fırında yaklaşık 45-50 dk pişirin.
6. Kürdan ile kekin ortasından pişip pişmediğini kontrol edip fırından alın, oda ısısına gelince kalıptan çıkartıp servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.


8 Nisan 2017 Cumartesi

Altın Karışım ; Zerdeçal Karabiber ve Zeytinyağı



Hayatta hep önceden burun kıvırdığım ne varsa sonradan alışkanlığım olmuştur. Baştan inat edip uzak durmak huy bende sanırım. Yaşım ileredikçe büyük konuşmamayı, temkinli adımlarla yürümeyi öğrendim biraz biraz. Ya da öğreniyorum diyelim. İnat iyi birşey değil sonuç olarak.

Kefirle de ilişkim aslında biraz inatla başladı diyebilirim. Daha bekarken annem alırdı eve, ben tabii ki burun kıvırıp uzak durdum ağzıma da sürmedim yıllarca. Son birkaç yıldır evde kendi kefirimizi kendimiz mayaladığımızı söylememe gerek yok sanırım. Hemen hemen her gün mayalıyorum, öyle ki bu mayalama ve süzme ritüelinden de inanılmaz keyif alıyorum. Öncelikle hiç bilmeyenler için yazayım ki tam bir kefir yazısı olsun.

Kefir nedir ?

Kefir, çok eski yıllardan beri özellikle Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari amaçla üretilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi fermente bir süt ürünüdür. 

Kefir tanesi içerisinde bulunan mikroorganizmalardan bazıları süt şekerini parçalayarak süt asidi oluştururlar ve süt pıhtılaşır. Mikroorganizmalardan bazıları ise karbondioksit ve etil alkol meydana getirirler.
Fermantasyon sonucu kefir adı verilen hafif ekşimsi, köpüklü, alkollü ve yoğurt kıvamında bir süt içkisi ortaya çıkar. Kefir yapımında inekkoyunkeçimanda sütleri yağlı veya yağsız olsun kullanılabilir. Eski Orta Asya'da çok kullanılan kefire, günümüzde bilhassa Kafkasya'da rastlanmaktadır.

Eğer kefirinizi evde mayalacaksanız kefir tanesi satın almak için internet üzerinden satış yapan yerler bulabilirsiniz. Ya da çevrenizde kefirini kendi mayalayan bir arkadaşınızdan rica edebilirsiniz. Sonuçta kefir taneleri düzenli olarak mayalandığında çoğalıyor. Ben de çoğaldıkça çevremde isteyen arkadaşlarıma dağıtıyorum.

Kefirin Faydaları Nelerdir?

Kefirin bilinen en büyük faydası hazımsızlık ve kabızlık sorunu çekenleri ilgilendiriyor. Probiyotik içermesi sebebiyle de laktoz intoleransı olanlar tarafından da rahatlıkla içilebilir. Günde 1 çay bardağı içildiği taktirde bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmış. O yüzden mümkün olduğunca çocuklarınıza da içirmeye ve alıştırmaya çalışın. Kefirde bulunan B12, B1, biotin ve K vitaminleri de genel vücud sağlığımıza katkı sağlar. İçerdiği yüksek kalsiyum  ve magnezyum ile de kemik kaybını önlemeye yardımcı olur.

Kefir Nasıl Mayalanır ?

Ben kendi yaptığım şekliyle ve en basit haliyle anlatacağım. Çünkü gördüğüm ve okuduğum kadarıyla ufak tefek farklılıklar olabiliyor kişiden kişiye. Öncelikle kefirinizi evde mayalamak için ;

kefir mayası
1 cam kavanoz
1 plastik süzgeç
1 tahta kaşık yeterli
oda ısısında ya da soğuk süt ( ben buzdolabından çıkardığım soğuk sütle ve kesinlikle günlük sütle mayalıyorum )

Sütü dolaptan çıkarıp bir cam kavanoza döküyorum. Yine başka bir kavanozda su içinde bekleyen mayamı plastik süzgeçle süzüp suyunu akıtıyorum. Kefir tanelerini süt dolu kavanoza aktarıp kavanozun kapağını kapatıyorum. Mutfak tezgahında üzerini herhangi bir bezle de örtmeden yaklaşık 24 saat içerisinde kıvamına bakarak hazır olduğunu anlayabilirsiniz. Koyulaşıp ayran- yoğurt arası bir kıvam elde etmiş olmanız gerek. Yine bir plastik süzgeç yardımıyla kefiri bir kabın içine süzüyorum. Süzgecin üzerinde kalan kefir tanelerini hiç sudan geçirmeden yine minik bir cam kavanoza alıp üzerini geçecek kadar içme suyu ekleyip bir sonraki mayalamaya kadar buzdolabından bekletiyorum.


Kefir - Zerdeçal - Karabiber - Zeytinyağı

Bu harika ve çok özel karışımı uzunca bir süredir sosyal paylaşım sitesi instagramda görüyordum ve merak ediyordum açıkcası. Takip ettiğiniz hesaplar sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme ekseninde ise mutlaka sizlerin de gözüne ilişmiştir. Zaten kefiri düzenli olarak içtiğim için hemen denedim, tadı da öyle çekindiğim gibi içilemez değildi. Hatta gayet de lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Peki herşeyin ötesinde neden bu karışım, neymiş faydası diye biraz araştırdığımda neler okudum neler. Bir kere bu karışıma Altın Karışım deniyormuş. O kadar kıymetli yani.




Öncelikle zerdeçalın içinde curcumin denilen bir madde var ki bu madde kolon, prostat, rahim ve meme kanserleri büyümesini engellendiği ve tümörleri besleyen kan damarlarının oluşumunu durdurduğu görülmüş. Zerdeçalın sıklıkla kullanıldığı Hindistan' da hintlilerin amerikali akranlarina gore 5 kat daha az meme, 8 kat daha az akciger, 9 kat daha az kolon, 50 kat daha az prostat kanserine yakalandiklarini gorülmüş.  Bu rakamlar hiç de küçümsenip yabana atılacak rakamlar değil bence. Ayrıca tükettiğimiz şeylerin de elimizin altında ve kolay ulaşılabilir olduğunu hesaba katarsak denemeye kesinlikle değer. 

Şöyle ki tek başına tüketildiğinde kansere karşı koruyuculuğu neredeyse yok denecek kadar az olan zerdeçalı kullanırken iki önemli nokta var;

Birincisi zerdeçalın içindeki curcumin maddesinin açığa çıkabilmesi için mutlaka karabiber ile birlikte alınması gerekiyor. Karabiberin içindeki piperine denen madde curcuminin etkisini 2000 kat artırıyormuş.  
İkincisi de vücut tarafından emilimini sağlamak için mutlaka zeytinyağı ile birlikte tüketmek gerekiyormuş.

Ben her akşam mutlaka bir bardak kefirin üzerine karabiberi taze çekip zerdeçal ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile tüketiyorum. Ama evde bu tadı sevmeyenler için de bir kavanozun içine bir yemek kaşığı zerdeçal, bir yemek kaşığı taze çekilmiş karabiber ve bir su bardağı zeytinyağı ekleyip karıştırıp salatalara, çorbalara  katmayı düşünüyorum.  Hatta bu yazıyı hazırlarken ilk denememi yaptım bile. Yalın için hazırladığım çorbayı yedirmeden önce karışımdan bir tatlı kaşığı kadar tabağına ekledim. Birazdan da Tuğra üzerinde deneyeceğim bakalım. Evin beyi zaten benimle beraber kefir içmeye başlamıştı, her şekilde itiraz etmeden içecektir.

Altın Karışım Hazırlanması:
2 yemek kaşığı zerdeçal
2 yemek kaşığı karabiber ( ben taze çekerek kullanıyorum )
1 su bardağı zeytinyağı

Tümünü bir kavanoza alıp karıştırın ve günde 1 yemek kaşığı kadar kullanmaya özen gösterin. Salatalara, çorbalara, yoğurdunuza ya da kefirinize katarak tüketebilirsiniz. 



ZERDEÇAL FAYDALARI:

* Zerdeçal, kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engeller.
* Yapılan araştırmalarda cilt, kolon, ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde zerdeçalın Kistik fibroz tedavisinde önemli fayda sağlayabileceği gösterilmiştir.
* Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.
* Karaciğer hastalıkları, sarılık ve vereme karşı faydalıdır.
* Zerdeçal kullanımı hazmı kolaylaştırır.
* Vücutta biriken zehirli maddeleri atar.
* Zerdeçal sinirleri uyarır. 
* İltihap gidericidir.
* Mideyi kuvvetlendirir.

Bu yazıyı hazırlarken yararlandığım linkler aşağıdadır ;

https://pinoeatshealthy.wordpress.com/2016/01/31/altin-karisim/
http://www.diyetevi.com/kanseri-onleyen-zerdecal-karabiber-zeytinyagi-karisimi/4452

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da