7 Ocak 2020 Salı

Shein Wish List Yaptım

Geçen yıl kendim için yaptığım en güzel şeylerden biri vaktimi daha etkili kullanabilmek oldu. Bu anlamda internet üzerinden alışveriş konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini sağlayıp özellikle kıyafet alışverişlerim için harcadığım boş vakitten tasarruf ettim. Alışverişlerimde öncelikle sanal kredi kartı kullanımına dikkat ediyorum. Ve kesinlikle de bilmediğim, güvenmediğim sitelerden alışveriş yapmıyorum. Sadece sanal kart kullanmak da yeterli tedbir sayılmaz sonuçta. Gelecek olan paketin içinden olur olmaz şeyler çıkması sürprizlerine karşı da güvenilir alışveriş sitelerini tercih edin.  

Bu yıl için de kendim için hazırladığım bir alışveriş istek listem var ( wishlist ) . Hiçbiri acil ihtiyaç olmayan bu isteklerimi kenara not edip bütçem uygun olduğunda satın almayı planlıyorum. 

Bugün de yaptığım wishlisti sizlerle paylaşmak istedim. Seçtiğim ürünlerin hepsi Shein sitesinden. Bu sayfadan henüz alışveriş yapmadım ama sık sık alışveriş yapan arkadaşlarımdan bildiğim kadarıyla hem kaliteli ürünleri var hem de sorunsuz müşteri memnuniyeti ilkesi ile çalışıyorlar. 


Listeye ilk aldığım parça tabii ki Leopar detaylı bir kazak  olacaktı  :))) Hem jean pantalon ile hem de eteklerim ile kombin edebileceğim için bu kazağı çok beğendim. Dolabımda bir leopar kazağım da olmasın mı yani aşkolsun :)))




Son yıllarda kullanmayı en sevdiğim şeylerden biri de sanırım bu minnak crossbody çantalar oldu. Tek sorun içine ne koyacağıma karar verememek ama kullanımı aşırı pratik. %100 Tüvit  zincir askılı günlük bu çantaya da bayıldım. Listeme aldım gitti seni güzel çanta. 







Kolları pul detaylı bu kazak / sweatshirt de yine bu yıl içime işleyen pırıltı aşkının yansıması oldu sanırım. Kontrast çizgili pullu bu  sweatshirt günlük spor kombinlerde bence gayet şık durur. Hem fiyatı da şu an sitede çok çok uygun









Bu elbiseyi listeye neden aldım bilmiyorum ama çok beğendim. Hani bazen dolabınızı açarsanız ve ne giyeceğinizi bilmeden dakikalarca bakar durursunuz ya işte tam da öyle anları düşünerek ekledim sanırım wishliste bunu. Romantik Çiçek ve Tül deyatlı elbise  özel bir davet için dolabımda olmasından mutlu olacağım kurtarıcı bir parça. 









Benim bere, şapka aşkımı bilmeyen yoktur sanırım. Bu Pullu Bere Şapkayı da zamansız bir parça olduğu için ekledim listeme. İstersem şık bir kıyafetle dilersem  de günlük giysilerimle kullanabileceğim bir şapka , hele fiyatı da uygunsa asla kaçmamalı.




Stiletto Topuklu Sarı Çorap Formundaki Botlar , listemin en sonundaki parça. Açıkcası benim gibi iddialı giyinmeye korkan biri için fazlasıyla cesur seçim ama dümdüz koyu renk bir kıyaftle şu botları birlikte kombinlediğimi düşününce '' Neden olmasın ki ? '' dedim . 

5 Ocak 2020 Pazar

2019 Sana Dedım 2020 Sen Anla...



Biten , sonu gören ne varsa ardından şöyle bir ardınıza  bakıp muhasebesini yapıyor musunuz?  Ben en ufak bir olayın ardından bile günlerce kafamın içinde büyük taarruz yöneten  kumandan gibiyim.  Sürekli vuruyorum, kırıyorum; kestirip atıyorum ilişkilerde son noktayı koyuyorum. Sadece kafamda tabii...  İşin gerçeğinden epeyce farklı olarak hep yıkıcı hep yıpratıcı. Kimi ? Elbette ki kendimi. İnsan kırmaya programlanmamış bünyem hata veriyor simülasyondan gerçeğe geçince. Kendimi koruma konusunda bile bazen yetersiz kalıyorum. Nerde kalmış insan kırmayı becereyim :(  Olay esnasında çoğu zaman stres yönetimini iyi beceremeyen gergin bünyeme ters besbelli. Sonra ne oluyor ? Hayır demeyi bilmeyen insan küçülüyor küçülüyor ve sürekli kafasının içindeki taarruzu mükemmel yönetirken sahada kaybediyor. Acı ama gerçek. 

2019 benim için başarısız bir yıl oldu ( burada yine kendimi yerden yere vuruyorum farkındaysanız ) İçine sıkıştığım kaosun dibine kadar hissettim çaresizliği, yalnızlığı ve kendimden başka kimsem olmadığını. Belki zaten bildiğim şeylerdi tüm bunlar ama bu yıl biraz daha içime kazındı. Susmayı, sabrıma sığınmayı, gözlerimi kaçırmayı, arkama dönüp yanıbaşımda yine kendimi görmeye alıştım. 
Duygusal olarak zor dönemlerden geçsem de iş anlamında kendime saygımın arttığı, bir nebze daha profesyonel odaklı olmayı becerebildiğim bir yıldı. Hayatımın tüm çalkantısı içerisinde sakin limanım yine blogum oldu. Sosyal medya üzerinde yaptığım işler,  birlikte işbirliği yaptığım firmalar, katıldığım lansmanlar, sosyal sorumluluk projeleri ve ürettiğim içeriklere bakacak olursam da hiç de fena bir yıl sayılmazdı. Bende eksik olan özelliklerden biri hırs, kimseyle değil belki ama kendimle yarışıp çıtamı bir nebze daha yükseltmek konusunda hırsım yetersiz kalıyor. Bu konuda kendimi eğitmem gerek galiba önümüzdeki yıl için hedef tahtama not etmiş olayım bunu.

2019 yılının bana öğrettiği bir tek şey varsa o da kendimi sevmem oldu. Kırışıklıklarım, kilolarım , fevri çıkışlarım, yetersiz anneliğim, kimi zaman rüküşlüğüm kimi zaman patavatsızlığım ile hep sevdim kendimi. En değerli benim , demeyi öğretti bana hayat şu yaşımda. Geç oldu kabul ama hiç kavuşamamak da vardı. Filtreler ve aplikasyonların hayatımızın her alanına dahil olduğu zamanda olduğum gibi kendimi sevdim, saklamadım, ne başkalarını ne de kendimi kandırmaya yeltenmedim. Bu da övünülecek kadar iyi bana kalırsa.



Durup dinlenmeyi, ufacık molalarda nefes almayı, her dibe vuruşta tekrar yukarı bakabilmeyi, elimi uzatabilmeyi içimdeki çocuğa , yanımdaki 2 evlada yetebilmeyi, bende olanı paylaşmayı, elimde olmayana göz dikmemeyi , dostlarıma kucak açmayı, evimi kek kurabiye kokutmayı, çayımı çorbamı yudumlamayı ve şükretmeyi ihmal etmemeyi bildim bu yılda da ne mutlu bana. 

2020 yılında kendim için ilk hedefim '' Hayır '' demeyi becerebilmek. Öyle bahanelere , olur olmaz uydurulmuş gerekçelere falan da sığınmadan düpedüz '' Hayır '' demek . Arkasından özürler, ezilmeler büzülmeler de olmadan hatta. Bunun ne demek olduğunu beceremeyenler çok iyi anlar bence bunun ne kıymetli olduğunu. Hayat herkese, her duruma yetişebilmemize imkan verecek kadar kolay olsaydı keşke. Ne yazık ki yetemediğimiz yerde '' Hayır'' demeyi bilmek ne büyük lükstür bazen. Hadi inşallah bu yıl bana da yakışsın biraz. 


Yeni yılda kişisel hedeflerimin başında daha sık blogu güncellemek, dolu dolu içeriklerle yine eskisi gibi heyecanla yazabilmek istiyorum. Ve mutlaka daha fazla kitap okumak , daha fazla ne varsa okumak. Elimize yapışan şu akıllı telefonlara olan düşkünlüğümüzün azalması en içten hedeflerimden biri. Şu yazıyı bile yazarken her 10 dakikada bir kısa telefon bakma molaları verdiğim düşünülürse hayatımızın ne kadar odağında olduğu malum.

Ekonomik olarak tam anlamıyla bağımsız olmayan bir kadın olarak üretmenin tek karşılığının nakit olmadığını biliyorum. Gerek evimde gerek sosyal yaşantımda gerekse de sosyal medya bağlantılı işlerimde devamlı araştıran, üreten ve kendimi geliştirmeye çalışan bir kadınım.  Sadece annelik kılıfı içerisinde kalmak hiç bir zaman beni tatmin etmedi, dışarıdan da sadece bu gözle görülmek canımı cidden acıttı. Bu yıl açıkcası en büyük hedefim gösterdiğim bu çabanın kayda değer karşılığını alabilmek .

İŞte böyle be canım 2020, sen duydun yazdıklarımı dilediklerimi. UMarım elin boş gelmezsin bana, bize, aileme... Sağlık , huzur, mutluluk cepte hep olsun ama yanında da tadından yenmez ufak tefek eşantiyonların olsun hadi bakalım umutluyum senden. Bak ilk 5 günün geçti bile, fazla da hızlı gidip yorma bizi....




2 Ocak 2020 Perşembe

Altın Karışım ; Zerdeçal Karabiber ve Zeytinyağı



Hayatta  önceden burun kıvırdığım ne varsa sonradan  alışkanlığım olmuştur. Baştan inat edip uzak durmak huy bende sanırım. Yaşım ileredikçe büyük konuşmamayı, temkinli adımlarla yürümeyi öğrendim biraz biraz. Ya da öğreniyorum diyelim. İnat iyi birşey değil sonuç olarak.

Kefirle de ilişkim aslında biraz inatla başladı. Daha bekarken annem alırdı eve, ben tabii ki burun kıvırıp uzak dururdum ağzıma da sürmedim yıllarca. Son birkaç yıldır evde kendi kefirimizi kendimiz mayaladığımızı söylememe gerek yok sanırım. Hemen hemen her gün mayalıyorum, öyle ki bu mayalama ve süzme ritüelinden de inanılmaz keyif alıyorum. Öncelikle  bilmeyenler için yazayım ki tam bir kefir yazısı olsun.

Kefir nedir ?

Kefir, çok eski yıllardan beri özellikle Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticari amaçla üretilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi fermente bir süt ürünüdür. 

Kefir tanesi içerisinde bulunan mikroorganizmalardan bazıları süt şekerini parçalayarak süt asidi oluştururlar ve süt pıhtılaşır. Mikroorganizmalardan bazıları ise karbondioksit ve etil alkol meydana getirirler.
Fermantasyon sonucu kefir adı verilen hafif ekşimsi, köpüklü, alkollü ve yoğurt kıvamında bir süt içkisi ortaya çıkar. Kefir yapımında inekkoyunkeçimanda sütleri yağlı veya yağsız olsun kullanılabilir. Eski Orta Asya'da çok kullanılan kefire, günümüzde bilhassa Kafkasya'da rastlanmaktadır.

Eğer kefirinizi evde mayalacaksanız kefir tanesi satın almak için internet üzerinden satış yapan yerler bulabilirsiniz. Ya da çevrenizde kefirini kendi mayalayan bir arkadaşınızdan rica edebilirsiniz. Sonuçta kefir taneleri düzenli olarak mayalandığında çoğalıyor. Ben de çoğaldıkça çevremde isteyen arkadaşlarıma dağıtıyorum.

Kefirin Faydaları Nelerdir?

Kefirin bilinen en büyük faydası hazımsızlık ve kabızlık sorunu çekenleri ilgilendiriyor. Probiyotik içermesi sebebiyle de laktoz intoleransı olanlar tarafından da rahatlıkla içilebilir. Günde 1 çay bardağı içildiği taktirde bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmış. O yüzden mümkün olduğunca çocuklarınıza da içirmeye ve alıştırmaya çalışın. Kefirde bulunan B12, B1, biotin ve K vitaminleri de genel vücud sağlığımıza katkı sağlar. İçerdiği yüksek kalsiyum  ve magnezyum ile de kemik kaybını önlemeye yardımcı olur.

Kefir Nasıl Mayalanır ?

Ben kendi yaptığım şekliyle ve en basit haliyle anlatacağım. Çünkü gördüğüm ve okuduğum kadarıyla ufak tefek farklılıklar olabiliyor kişiden kişiye. Öncelikle kefirinizi evde mayalamak için ;

kefir mayası
1 cam kavanoz
1 plastik süzgeç
1 tahta kaşık yeterli
oda ısısında ya da soğuk süt ( ben buzdolabından çıkardığım soğuk sütle ve kesinlikle günlük sütle mayalıyorum )

Sütü dolaptan çıkarıp bir cam kavanoza döküyorum. Yine başka bir kavanozda su içinde bekleyen mayamı plastik süzgeçle süzüp suyunu akıtıyorum. Kefir tanelerini süt dolu kavanoza aktarıp kavanozun kapağını kapatıyorum. Mutfak tezgahında üzerini herhangi bir bezle de örtmeden yaklaşık 24 saat içerisinde kıvamına bakarak hazır olduğunu anlayabilirsiniz. Koyulaşıp ayran- yoğurt arası bir kıvam elde etmiş olmanız gerek. Yine bir plastik süzgeç yardımıyla kefiri bir kabın içine süzüyorum. Süzgecin üzerinde kalan kefir tanelerini hiç sudan geçirmeden yine minik bir cam kavanoza alıp üzerini geçecek kadar içme suyu ekleyip bir sonraki mayalamaya kadar buzdolabından bekletiyorum.


Kefir - Zerdeçal - Karabiber - Zeytinyağı

Bu harika ve çok özel karışımı uzunca bir süredir sosyal paylaşım sitesi instagramda görüyordum ve merak ediyordum açıkcası. Takip ettiğiniz hesaplar sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme ekseninde ise mutlaka sizlerin de gözüne ilişmiştir. Zaten kefiri düzenli olarak içtiğim için hemen denedim, tadı da öyle çekindiğim gibi içilemez değildi. Hatta gayet de lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Peki herşeyin ötesinde neden bu karışım, neymiş faydası diye biraz araştırdığımda neler okudum neler. Bir kere bu karışıma Altın Karışım deniyormuş. O kadar kıymetli yani.




Öncelikle zerdeçalın içinde curcumin denilen bir madde var ki bu madde kolon, prostat, rahim ve meme kanserleri büyümesini engellendiği ve tümörleri besleyen kan damarlarının oluşumunu durdurduğu görülmüş. Zerdeçalın sıklıkla kullanıldığı Hindistan' da hintlilerin amerikali akranlarina gore 5 kat daha az meme, 8 kat daha az akciger, 9 kat daha az kolon, 50 kat daha az prostat kanserine yakalandiklarini gorülmüş.  Bu rakamlar hiç de küçümsenip yabana atılacak rakamlar değil bence. Ayrıca tükettiğimiz şeylerin de elimizin altında ve kolay ulaşılabilir olduğunu hesaba katarsak denemeye kesinlikle değer. 

Şöyle ki tek başına tüketildiğinde kansere karşı koruyuculuğu neredeyse yok denecek kadar az olan zerdeçalı kullanırken iki önemli nokta var;

Birincisi zerdeçalın içindeki curcumin maddesinin açığa çıkabilmesi için mutlaka karabiber ile birlikte alınması gerekiyor. Karabiberin içindeki piperine denen madde curcuminin etkisini 2000 kat artırıyormuş.  
İkincisi de vücut tarafından emilimini sağlamak için mutlaka zeytinyağı ile birlikte tüketmek gerekiyormuş.

Ben her akşam mutlaka bir bardak kefirin üzerine karabiberi taze çekip zerdeçal ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile tüketiyorum. Ama evde bu tadı sevmeyenler için de bir kavanozun içine bir yemek kaşığı zerdeçal, bir yemek kaşığı taze çekilmiş karabiber ve bir su bardağı zeytinyağı ekleyip karıştırıp salatalara, çorbalara  katmayı düşünüyorum.  Hatta bu yazıyı hazırlarken ilk denememi yaptım bile. Yalın için hazırladığım çorbayı yedirmeden önce karışımdan bir tatlı kaşığı kadar tabağına ekledim. Birazdan da Tuğra üzerinde deneyeceğim bakalım. Evin beyi zaten benimle beraber kefir içmeye başlamıştı, her şekilde itiraz etmeden içecektir.

Altın Karışım Hazırlanması:
2 yemek kaşığı zerdeçal
2 yemek kaşığı karabiber ( ben taze çekerek kullanıyorum )
1 su bardağı zeytinyağı

Tümünü bir kavanoza alıp karıştırın ve günde 1 yemek kaşığı kadar kullanmaya özen gösterin. Salatalara, çorbalara, yoğurdunuza ya da kefirinize katarak tüketebilirsiniz. 



ZERDEÇAL FAYDALARI:

* Zerdeçal, kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engeller.
* Yapılan araştırmalarda cilt, kolon, ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde zerdeçalın Kistik fibroz tedavisinde önemli fayda sağlayabileceği gösterilmiştir.
* Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.
* Karaciğer hastalıkları, sarılık ve vereme karşı faydalıdır.
* Zerdeçal kullanımı hazmı kolaylaştırır.
* Vücutta biriken zehirli maddeleri atar.
* Zerdeçal sinirleri uyarır. 
* İltihap gidericidir.
* Mideyi kuvvetlendirir.

Bu yazıyı hazırlarken yararlandığım linkler aşağıdadır ;

https://pinoeatshealthy.wordpress.com/2016/01/31/altin-karisim/
http://www.diyetevi.com/kanseri-onleyen-zerdecal-karabiber-zeytinyagi-karisimi/4452

14 Kasım 2019 Perşembe

Kredi Kartının Asgari Ödemesi Hakkında Merak Edilenler




Kredi kartlarının asgari ödeme tutarı, bankalar tarafından belirlenen ve yatırmanız gereken en düşük ücrettir. Bankalar asgari ücret ödeme tutarını çeşitli yönetmelikler doğrultusunda belirliyor. Bu tutarın kredi kartının limitine göre değişkenlik gösterebildiğini belirtmeliyiz. Şayet kredi kartı limiti  15.000 TL'ye kadar olan herhangi biri miktarsa bu durumda kredi kartı asgari ödeme tutarı toplam borcun % 30’u oluyor.
Kredi kartı  limiti 15.000 TL ile 20.000 TL arasında ise bu durumda da asgari ödeme tutarı % 35’e çıkıyor. 20.000 TL ve daha üzerinde olan kredi kartı limiti durumunda ise asgari ödeme  tutarının borcun % 40’ı ve üzeri olduğunu belirtebiliriz. Bu rakamlar ve yüzdelik oranlar bankalar tarafından değil söz konusu yönetmelikler tarafından belirleniyor. Bankalar sadece yüzdelik oranlar üzerinde söz konusu oranların altında olmamak kaydıyla değişiklik yapma hakkına sahip oluyor.
Kredi kartı harcamaları ile ilgili sadece asgari ödeme tutarını düzenli olarak ödeyen kişilerin sayısının bir hayli fazla olduğunu belirtebiliriz. Oysa aslında asgari ödeme tutarı kredi kartı kullanan kişilerin toplam borcunu ödeyememesi durumunda kartının kullanıma kapatılmaması için sağlanan bir kolaylık olarak değerlendirilmelidir. Bu sayede kredi kartı hala kullanıma devam edilebiliyor ve kredi kartı sahibine toplam borcu ödeyebilmesi için bir süre daha şans tanınıyor.
Bu durumda akıllara gelen soru kredi kartı asgari ödeme tutarının ödenmesi durumunda  faiz işleyip işlemediği oluyor. Kredi kartınızın sadece asgari ödeme tutarını yatırırsanız kalan borç miktarı üzerinden bir faiz işliyor ve bu faiz miktarı da toplam borca yansıtılıyor. Yani kredi kartının asgari  tutarı ödendiğinde faiz söz konusu oluyor. Hatta bir süre sonrasında bir yasal takip de söz konusu olabilir. Şayet hesap kesim tarihinden itibaren 90 gün süre boyunca asgari ödeme tutarı ödenmemişse bu durumda yasal takip başlatılıyor.
Konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz Findeks internet sitesine tıklayabilirsiniz. Kredi kartı asgari ödeme tutarı gibi konularda merak ettiğiniz tüm soruların yanıtlarını bu sitede bulabiliyorsunuz. Böylelikle kredi kartı kullanımı ve borç ödeme düzeni gibi konularda alışkanlıklarınızı lehinize olacak şekilde değiştirebilirsiniz.