11 Ocak 2018 Perşembe

Karalahana Çorbası



Dün öyle çok üşümüştüm ki Aslı' ya gittiğimde henüz pişmiş çorbanın sıcaklığı ile içim ısındı. Hem de öyle böyle değil gayet lezzetli bir karalahana çorbasıydı. Hele de Karadenizli bile olmayan birinin yorumu ve Aslı gibi mutfakta harikalar yaratan birinin elinin lezzetiyle yer yemez tarifi istedim elbette. Bunu hemen blogda paylaşmam gerek diye düşündüm.  Karadenizli olanlar '' bu çorba böyle yapılmaz, içinde şu olur bu olmaz '' diyeceklerdir eminim. Fakat orjinalinde iç yağı da kullanılan bu çorbaya çok da alışık olmayanlar için içimi ilk seferde pek de sevimli gelmeyebilir. Gerçi ben anneannemin yaptığı haliyle de bayılırım ama o tada çocukluğumdan beri alışık olduğum için yadırgamam. Daha modernize edilmiş haliyle bu tarif bence her evde severek yenilebilir. Benden söylemesi, hem sadece çorba diye de düşünmemek gerek bu tarz çorbaları. Başlı başına bir yemek sayılır. 

Karalahana çorbası

1 bağ karalahana
1 büyük boy kuru soğan
2 tepeleme yemek kaşığı mısır unu
1 yemek kaşığı acı biber salçası
1/ 2 yemek kaşığı domates salçası
1 su bardağı kuru börülce (ya da  barbunya )
200 gr konserve mısır
1 su bardağı erişte
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağı
Tuz , karabiber

Yapılışı:

1. Zeytinyağında soğanları soteledikten sonra mısır ununu ekleyip iyice kavurun.
2. Salçaları ekleyin.
3. Bir gece önceden ıslattığınız börülceyi ve ince ince doğradığınız karalahanayı ekleyin.
4. Biraz çevirdikten sonra üzerine kaynar suyu katıp düdüklü tencerede yaklaşık 20 dk kadar pişirin.
5. Tencereyi açtıktan sonra eriştesini ve mısırını katıp gerekirse kaynar su ekleyip erişteler pişene kadar kaynatın.
 6. En son tuzunu karabiberini katıp ocaktan alın.

Afiyet olsun.


4 Ocak 2018 Perşembe

Hassas Ciltler İçin Avéne Cicalfate



Avéne  Fransa menşeli bir dermokozmetik markası. Önce dermokozmetik ne demek ondan biraz bahsedeyim. Dermokozmetik  demek ilaç teknikleri kullanılarak üretilen ve çeşitli klinik testlerden geçmiş cilt bakım ürünleri demektir. Bu ürünler sadece eczanelerde satılır ve plastik cerrahi uzmanları tarafından da cilt sorunlarının tedavisinde çözüm olarak kullanılır. 

Avéne Cicalfate onarıcı bir antibakteriyel krem. Avéne zaten hassas ciltlere özel ürünler yapan bir dermokozmetik firması.  Ve bu tarz tedavi edici ürünler içerisinde de fiyat / performans olarak bakıldığında en sevdiğim diyebilirim. Özellikle son dönemde internet üzerinden alışveriş yaptığım sitelerdeki indirimleri sıkı takip edip gayet avantajlı ürün alıp stok yapıyorum. Yıllardır kullandığım bu Avene Cicalfate onarıcı kremi de bir süredir almıyordum açıkcası. Yaklaşık 1 aydır eski bir dosta tekrar kavuşmuş gibi mutluyum. Bir süredir cildimdeki sivilce lekelerinden şikayetçiydim. Hızır gibi yetişti dersem tam doğru tabir olacaktır. İçinde sükralfat, bakır ve çinko yok; koku ve koruyucu da içermiyor. Gönül rahatlığı ile bebekler için de kullanılabilen bir ürün olduğunu da ekleyeyim unutmadan. Diğer tüm Avéne ürünleri gibi bu krem de Termal su içerdiğinden ilk zaman cilt alışık olmadığından çok zor sürülüyormuş gibi geliyor, kalın bir yapısı var. Fakat cilde temas edince çok çabuk emiliyor ve yağlı bir his bırakmıyor. Eğer daha kolay sürülsün ve çabuk dağılsın istiyorsanız kendi yöntemimi söyleyeyim; ben cildime kremi uygulayıp biraz da Termal su püskürtüp öyle sürüyorum. 

Sivilce lekesi, hafif güneş yanığı lekesi, piercing izi lekesi için birebir. Ben yıllar önce yüzümde 3 tane kocaman ben aldırmıştım ve üçünde de dikişlerim vardı. Tedavi süresince Cicalfate krem elim ayağım gibiydi. Sonra yıllar içinde farklı ürünler de denedim elbette. Geçen ay Ankara Annelerinin düzenlediği bebek partisinde karşılaşınca çok mutlu oldum tabii. Sizlerle de paylaşıp bahsetmek istedim. 

2 Ocak 2018 Salı

Punica Sadece Nar




PUNICA - Sadece Nar


Punica nar ekşisi, dört nesildir Urfa’da Harran Ovası’nda çiftçilik yapan bir aile tarafından üretiliyor. Nar ağaçlarının yetiştirilmesinden, nar ekşisinin üretilmesine, şişelenmesine ve sofraya gelmesine kadar baştan sona kadar tüm aşamalarında tek bir çiftçi var. Ziraat mühendisi Mehmet Girgin’in Harran Ovası’nda fidanlarını tek tek seçtiği, İyi Tarım Uygulamaları ile bizzat bakıp büyüttüğü 4000 nar ağacı var. Punica’yı sadece kendi bahçesindeki narlardan üretiyor. Tek bahçeden çıktığı için o bahçenin lokasyonu, toprağı, iklimi gibi verilerden kaynaklanan bir kökeni, bir özgünlüğü var Punica’nın.




En lezzetli nar ekşisini üretmek için Urfa’da uygulanan bir gastronomik geleneği takip ediyorlar. Gün pekmezi yöntemi… Bu yöntemle yapılan nar ekşileri hiç ateşe maruz kalmadan, Urfa’nın meşhur güneşinde çektirilerek hazırlanıyor. Dolayısıyla meyvenin lezzetinden bir kayıp olmuyor. Punica da bu gelenek rehberliğinde ama elbette üretim tesisinde, Avrupa ve ABD gıda standartlarına uygun olarak üretiliyor. Kaynatılmadan üretilen Punica, vakumlu ortamda, düşük ısıda özel bir yöntemle üretiliyor. Bu, sağlık açısından çok önemli bir özellik kazandırıyor Punica’ya: Nar meyvesinin içindeki şeker yanmıyor ve dolayısıyla da HMF adlı kanserojen madde üremiyor. Bu yöntem aynı zamanda meyvenin lezzetini olduğu gibi nar ekşinin içinde muhafaza etmeyi de sağlıyor.


Punica’nın bahçesinde üç farklı çeşit nar ağacı var. Hicaz narı ile Urfa’ya özgü Devedişi ve Katırbaşı çeşitleri, tatlı ve ekşinin ideal dengesine göre harmanlanıyor.

Punica’nın alamet-i farikalarından biri de, bahçedeki birinci kalite meyvelerden üretilmesi. Sofrada yediklerimizden… Nar ekşisi üretiminde alışılagelen ikinci kalite narlar, Punica’nın ağaçlarını beslemek üzere toprağa karıştırılıyor ve gübre yapılıyor.

Punica’yı tattığınızda narın zarından iç kabuğuna, çekirdeğine kadar tüm katmanlarını hissediyorsunuz. Çünkü nara süper meyve (super food) özelliğini veren bu bölümlerinden de vazgeçilmiyor, belli oranda nar ekşisine dahil ediliyor. “Yağ yakan yağ” olarak bilinen punisik asit sadece narın çekirdeklerinde olan bir mucize. Bilinen en güçlü antioksidanlardan olan Punikalajin ise, sadece narın kabuğunda ve zarında var. Nar ekşisi üretiminde narın tanelerini alıp kabuk, zar gibi sulu olmayan bölümlerini atmak kolaylıkla mümkün ve genelde de nar ekşileri bu şekilde yapılıyor. Punica’da ise; geçmiş yıllarda Urfa’da ilaç olarak kullanılan bu mucizelerden vazgeçilmiyor. Bu da Punica’yı kullanan kişinin süper meyve narın sunduğu tüm sağlıktan faydalanmasını sağlıyor. İşin damak kısmına gelince, narın tüm katmanlarının hissedilmesi Punica’ya özel, tanenli bir lezzet oluşturuyor.

Mehmet Girgin ve ailesi, nar ekşisinin gastronomik bir değer olduğuna inanarak onu dünyaya tanıtmak ve nar ekşisini dünyadaki önemli şeflerin mutfağına sokmak hayaliyle yola çıkmış. Dolayısıyla hem üretim yöntemine hem sunumuna çok önem veriyorlar…

Bana da yeni yıl dolayısıyla gönderdikleri için tanıştığım bu eşsiz nar ekşisini tüm okuyucularımla paylaşmak düştü. Bu yıl geçen yıllara nazaran daha az ve öz tarifle renklenen yeni yıl soframızın baş tacı salata ve mezelerdi. Ve elbette ki salata ve mezelerimizin de inanılmaz lezzetini Punica verdi. Öyle marketten aldıklarımızla asla kıyaslanamayacak başka bir şey. Mutfakta hem sağlıklı olsun hem de lezzetten asla ödün vermeyelim diyorsanız mutlaka tanışın. Punica nar ekşisi siparişi için kendi internet sitelerini mutlaka ziyaret edin. Yalnız baştan uyarayım nar ekşisi ile yapılmış her biri birbirinden nefis lezzetlerin fotoğrafları ile kendinizden geçebilirsiniz. Ben evdekilerin elinde heba olmasın diye mutfakta en gizli köşeye sakladım kendisini, zira aklımda harika birkaç tarif daha var.  En kısa zamanda denemeleri yapıp buradan yine payşalacağım. 

Yukarda fotoğrafını gördüğünüz közlenmiş kırmızı biberli salata tarifini de bir sonraki postta vereceğim. 

24 Aralık 2017 Pazar

Kilo Veremiyorum :((






































Sürekli kilo vermeye çalışıyoruz ama biraz da zorlanıyoruz galiba,ne dersiniz.İşte size tam 30 tane altın tavsiye

1-Tamamen unutun.Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir. Mesela çikolata :)

2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin.Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.

3-Su için.Daha fazla su içmeye başlamalısınız. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer böyle bir alışkanlığınız yoksa yanınızdan küçük bir su şişesini ayırmayın, bu şişeyi her gördüğünüzde içmek aklınıza gelecektir.

4-Sosları unutun.Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.

5-Yemeğin ardından yatağa girmeyin.Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.

6-Sık yiyin.Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.

7-Süt için.Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.

8-İyi bir uyku.Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için hergün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

9-Stresi yenin.Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.

10-Hazır yemekleri unutun.Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nediyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.

11- Atıştırmayı bırakın.Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin…

12- Buzdolabınıza baskın yapın.Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için,belki de ebediyyen yasaklayın.

13- Daha çok su ve soda.Su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz..

14- İşkolik olun.Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında…

15- Kalorileri azaltın.Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.

16- Kahvaltı edin.Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.

17- Dans edin.Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.

18- Asansöre binmeyin.Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.

19- Diyet içecekler.Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.

20- Yavaş yemek yiyin.Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.

21- Yatak odasını yiyeceğe kapatın.Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.

22- Kendinizi ödüllendirin.En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.

23- Tasarruf yapın.Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.

24- Aşka dair duygularınızı canlı tutun.Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?

25- Egzersiz yapın.Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutkaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD'den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.

26 -Ev işleri.Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.

27- Meyve yiyin.Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak içinmeyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.

28-Yemek başlangıcı.Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.

29-Tuzu kesin.Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.

30-Sofraya oturun.Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.

DİĞER ÖNERİLER
Hırs yapın. Bir türlü kilo veremiyorsanız çok beğendiğiniz bir elbisenin bir beden küçüğünü alın ve görebileceğiniz bir yere asın. Kendinize aldığınız elbisenin içine gireceğinize dair söz verin.

Mutfağınızı düzenleyin. Kilo almamaka için mutfak tezgâhı üzerinde durmasına alıştığınız abur cubur yiyecekleri ortadan kaldırın. Bu yiyecekleri görmediğiniz sürece aklınıza çok fazla gelmeyecektir.

Dişlerinizi fırçalayın. Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalamayı alışkanlık haline getirirseniz ağzınızda kalan ferahlık duygusuyla bir süre yemek yemek istemezsiniz.