çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2018 Perşembe

Karalahana Çorbası



Dün öyle çok üşümüştüm ki Aslı' ya gittiğimde henüz pişmiş çorbanın sıcaklığı ile içim ısındı. Hem de öyle böyle değil gayet lezzetli bir karalahana çorbasıydı. Hele de Karadenizli bile olmayan birinin yorumu ve Aslı gibi mutfakta harikalar yaratan birinin elinin lezzetiyle yer yemez tarifi istedim elbette. Bunu hemen blogda paylaşmam gerek diye düşündüm.  Karadenizli olanlar '' bu çorba böyle yapılmaz, içinde şu olur bu olmaz '' diyeceklerdir eminim. Fakat orjinalinde iç yağı da kullanılan bu çorbaya çok da alışık olmayanlar için içimi ilk seferde pek de sevimli gelmeyebilir. Gerçi ben anneannemin yaptığı haliyle de bayılırım ama o tada çocukluğumdan beri alışık olduğum için yadırgamam. Daha modernize edilmiş haliyle bu tarif bence her evde severek yenilebilir. Benden söylemesi, hem sadece çorba diye de düşünmemek gerek bu tarz çorbaları. Başlı başına bir yemek sayılır. 

Karalahana çorbası

1 bağ karalahana
1 büyük boy kuru soğan
2 tepeleme yemek kaşığı mısır unu
1 yemek kaşığı acı biber salçası
1/ 2 yemek kaşığı domates salçası
1 su bardağı kuru börülce (ya da  barbunya )
200 gr konserve mısır
1 su bardağı erişte
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağı
Tuz , karabiber

Yapılışı:

1. Zeytinyağında soğanları soteledikten sonra mısır ununu ekleyip iyice kavurun.
2. Salçaları ekleyin.
3. Bir gece önceden ıslattığınız börülceyi ve ince ince doğradığınız karalahanayı ekleyin.
4. Biraz çevirdikten sonra üzerine kaynar suyu katıp düdüklü tencerede yaklaşık 20 dk kadar pişirin.
5. Tencereyi açtıktan sonra eriştesini ve mısırını katıp gerekirse kaynar su ekleyip erişteler pişene kadar kaynatın.
 6. En son tuzunu karabiberini katıp ocaktan alın.

Afiyet olsun.


14 Aralık 2017 Perşembe

Balkabaklı Kırmızı Mercimek Çorbası


Kışın hemen her haftasonu sütçüden balkabağı alıyorum. Ben tatlısını çok aramam. Yani yıllarca yemesem aklıma da gelmez. Ama Orhun seviyorsa olay bitmiştir. Hele son favorisi tatlının üzerinde bolca tahin ve ceviz olursa sınırsızca yiyebiliyor. O haliyle ben bile sevdim ama şimdi yalan yok. Neyse sanki tatlı tarifi verecekmişim gibi ağzınızı sulandırmayayım. Yine bolca balkabağı aldığım bir Pazar günü hepsini tatlı yapmayayım da ne yapayım derken çıktı bu çorba fikri. Daha doğrusu instagramda sıkça görür olmuştum. Belki dedim kırmızı mercimekle pek arası olmayan Yalın kuzusu da sever de iki lokma yer. Öyle çok farklı bir tarif de değil ayrıca.  Ben Yalın bira yoğun kıvamlı seviyor diye suyunu az kullandım. Siz sevdiğiniz kıvama göre suyunu ayarlayabilirsiniz.

Malzemeler
1 buyuk kase kırmızı mercimek ( 1, 5 su  bardağı kadar )
1 adet orta boy havuç
1 adet orta boy patates 
1 adet orta boy kuru soğan
1 inci dilim balkabağı 
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı zerdeçal
tuz,  kimyon
4-5 su bardağı su 
üzeri için 1 yemek kaşığı tereyağı ve nane yakıp dökebilirsiniz ( isteğe bağlı )

Yapılışı:
1. Kırmızı mercimeği bolca su ile yıkayın ve tencereye alın.
2. Patatesi, soğanı ve havucu iri parçalar halinde doğrayın ve tencereye ekleyin.
3. Balkabağını da dilimleyip içine katın. 
4. Sarımsağını, baharatlarını ve tuzunu da içine katın.
5. Son olarak da suyunu döküp ocağın üzerine alabilirsiniz. 
6. Sebzeler iyice yumuşayana kadar kaynatın ve sonrasında blenderdan geçirin.
7. Üzeri için tereyağında naneyi yakıp çorbanın üzerine dökün ve servis edin.
Afiyet olsun.

4 Mart 2015 Çarşamba

Nohutlu Ispanak Kökü Çorbası


Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır, demişler de yalan dememişler. Bugün Ankara hala kış, hatta bazı yerlerde lapa lapa kar bile yağmış. Bizim oğluş evde hasta, anne keyifsiz olunca şöyle mis gibi bir çorba yapalım da içimiz ısınsın dedim. Dün pişirdiğim ıspanağın tazecik pembiş köklerini ayırmıştım salata falan diye, sabah çorba olsunlar dedim. İyi ki öyle yapmışım. Ispanak delisi Tuğra bayıldı, hastalara şifa olsun diyelim.

Malzemeler:
1 kg ıspanağın kökleri
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 büyükçe kase yoğurt
1 adet yumurta
2 yemek kaşığı un
1 adet kuru soğan
4-5 su bardağı su 
tuz, sarımsak
üzeri için arzuya göre kırmızı pul biber

Yapılışı:

1. Soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile tencereye alın, pembeleşene kadar kavurun.
2. Üzerine iyice yıkanıp toprağından arındırılmış ıspanak köklerini ekleyip birkaç dakika daha kavurun.
3. Suyunu ekleyip, ayrı bir kapta karıştırdığınız yoğurt, un, yumurta karışımını da çorbaya yavaş yavaş ekleyiniz.
4. Kaynayana kadar karıştırmaya devam edin. 
5. Haşlanmış nohutları da ilave edip ıspanak kökleri iyice yumuşayana kadar çorbayı kaynatın.
6. Tuzunu, sarımsağını ve arzu ettiğiniz başka baharatları da katıp ocağın altını kapatabilirsiniz. 
7. Sıcak olarak servis edin. Arzu ederseniz yerken üzerine tereyağı, toz biber kavurup ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun.

25 Kasım 2014 Salı

Terbiyeli Tavuk Suyuna Sebze Çorbası


Bu gece Ankara' ya yılın ilk karı düştü. Sabah uyandığımızda etraf ufaktan ufaktan beyazlamaya başlamıştı. Artık sabahları evden biraz daha erken çıkmamız gereken sabahların vakti geldi, birkaç dakika araba temizliği yapmadan yola koyulmanın imkansız olduğu soğuk Ankara sabahlarının vakti. Havalar soğuyunca da akla ilk gelen sıcak çorba olmuyor mu sizin için? Ben yılın diğer zamanları pek çorba içmesem de kışın sıcacık bir tas çorbanın yerini hiçbir şey tutamıyor. Bir de içinde bol tanesi olan, tavuk suyuna yapılmış bir çorba ise değmeyin keyfime. Bu sabah da ilk işim tavuğu haşlamak oldu. Çorba tenceresini ocağın üstüne koydum. Soğuklara direnmenin en sağlıklı ve lezzetli yolu.


Malzemeler:

1 adet tavuk göğüs
1 adet orta boy patates
1 adet havuç
1 çay bardağı tel şehriye
1 adet yumurtanın sarısı
1 limonun suyu
tuz


Yapılışı:
1. Tavuğu yıkayıp temizleyip tencereye alın. Üzerini geçecek kadar suyu ekleyip haşlayın.
2. Haşlanan tavuğu alıp etini didikleyip çorba için bir kenara alın. Bir tam göğüs çorba için fazla olacaktır. bir kısmını daha sonra kullanmak üzere dondurucuya kaldırabilirsiniz. 
3. Tavuğun suyunu ocağa alıp içine küp küp doğradığınız havuç ve patatesleri atın.
4. Birkaç dakika haşladıktan sonra şehriyeyi de içine katın. 
5. Son olarak didiklediğiniz tavuk parçalarını ekleyin.
6. Bir kasede yumurtanın sarısı ile limonun suyunu iyice çırpıp terbiyesini hazırlayın. Kaynayan tavuğun suyundan içine birkaç kaşık alın. Sonra çorbayı sürekli karıştırarak terbiyeyi içine aktarın.
7. Çorbanın kıvamına göre içine sıcak su ekleyebilirsiniz. 
8. Tuzunu ekleyip sebzeleri piştikten sonra çorbayı ocaktan alabilirsiniz.
9. Sıcak olarak ve üzerine kıyılmış maydanoz ile servis edebilirsiniz. 
 Afiyet olsun.



16 Temmuz 2014 Çarşamba

Yayla Çorbası



Bazen en gözünün önündekini görmez ya insan, en sevdiğini en çok üzer ya hani. Bu da aynen öyle işte. Evde en sık pişen ve en sevilen çorbalardan biri olduğu halde blogda hiç reçetesini paylaşmamışım. Çok da farklı ve zor bir tarif değil elbette ama blog okuyucuları içinde bekarlar, öğrenciler de olduğu düşünülürse bize en basit görünen tarifler bile bulunmalı blogda.

Malzemeler:

1 çay bardağı pirinç
pirinci haşlamak için 3 bardak su
1 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
2 su bardağı kadar yoğurt
4-5 su bardağı su
tuz, nane, pulbiber
1 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı:

1. Pirinçleri yıkayıp temizleyip 3 bardak su ile tencereye alın, suyunu çekene kadar haşlayın.
2. Büyükçe bir kasede yoğurdu, unu ve yumurtayı iyice çırpın.
3. Haşlanan pirinçlere suyu katıp yoğurtlu karışımı da yavaş yavaş karıtırarak ekleyin.
4. Çorbanın suyu kaynayana kadar karıştırmaya devam edin
5. Ayrı bir yerde tereyağını eritip, nane ve pulbiberi içine katın. Sonra kaynayan çorbaya katın. Çorbanın tuzunu da katıp bir taşım daha kaynatın.

Afiyet olsun.




4 Temmuz 2014 Cuma

Yalancı İşkembe Çorbası / Ramazan 7. gün İftar Menü Önerisi



Her ne kadar Ramazan çok sıcak günlere denk gelse de iftarda insanın canı bir sıcak çorba istiyor. Hem tüm gün boş kalan mideyi rahatlatmak için de çorbadan daha iyi bir başlangıç olamaz. Bizim evin küçük beyi için zaten çorbasız bir gün yok. Özellikle annesi gibi o da içinde parçacıkları olan, doyurucu çorbaları çok seviyor. Bu kendini İşkembe çorbası sanan çorbaya da bayıldı. Tarif küçük teyzem Fatoş' a ait. Uzun zamandır yapmadığım için tarifi unutmuştum, iftara saatler kala aklıma gelince hemen Fatoş'u aradım ve reçeteyi kaptığım gibi pişirdim. Eğer İşkembe çorbasını seviyorsanız ya da benim gibi işkembenin sadece suyunu seviyorsanız lezzet tam size göre.

Malzemeler:

4 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı un
1 yumurta
1 adet tavuk but
1 çay bardağı tel şehriye
1 yemek kaşığı tereyağ
2 diş sarımsak
1/2  çay bardağı sirke
kırmızı toz biber, tuz, kuru nane


Yapılışı:
1. Tavuk butunu tencereye alın, üzerini geçecek kadar su ekleyin ve haşlayın. Haşlanan tavuğun etlerini didikleyin ve kenara alın.
2. Yoğurdu, yumurtayı ve unu bir kasede iyice karıştırın.
3. Başka bir tencereye 2 bardak su  ekleyip yoğurtlu unlu karışımı katıp karıştırın. Kaynamaya başlayınca haşlanmış tavuğun suyunu da içine katın.
4. Kaynayana kadar karıştırmaya devam edin. Tel şehriyeyi ve didiklenmiş tavuk parçalarını da içine ekleyerek karıştırmaya devam edin.
5. Şehriyeler pişene kadar karıştırıp en son baharatlarını da ekleyip ocağın altını kapatın.
6. Servis esnasında sarımsakları ezip sirke ile bir kasede karıştın. Çorbanın üzerine bir yemek kaşığı kadar bundan ekleyip o şekilde servis yapın.
Afiyet olsun….


Evet enfes bir çorba oluyor, benden söylemesi. Hem yapımı çok pratik hem de çok doyurucu. Bu akşam iftar için ne yapsam diye düşünenlere çorbanın yanına menü önerim de gelsin bakalım.







Herkese hayırlı iftarlar….



3 Mart 2014 Pazartesi

Lahana Çorbası Diyeti


Diyet kelimesinden nefret ediyor olabilirim evet. Olayın adı diyet, rejim vs olunca ben huylanıyorum. İşin doğrusu bir süredir evde sağlıklı beslenme programı uyguluyoruz. Eski alışkanlıklarımızdan olabildiği kadar uzaklaşıp, biraz da spor ekleyip en azından yaşam kalitemizi yükseltmek için çabalıyoruz. Ekmeği biraz azaltıp, pirinci unu çıkarınca ve bir de çikolatayı elbette sonuç alınamayacak diyet yoktur.  Lahana Çorbası diyetini yıllar önce 2008 yılında paylaşmışım blogda. Hala blogun en çok okunan postlarından biri. O zamanlar niyeyse bir türlü başlayıp uygulama şansım olmamıştı. Kısmet de bugüneymiş demek ki. 

Dün akşamdan çorbamı yaptım. Bu sabah da ilk öğünü yedim. Çok iddialı değilim, yani kendimi biliyorum rejim söz konusu olunca benim istikrarım pek mümkün olamıyor. Ama bu defa elimden geleni yapacağım. Çorbanın tarifi ve nasıl uygulanacağını aynen buraya da kopyalıyorum. Dilerseniz buradan da bakabilirsiniz. 

Yağ yakıcı çorba tarifi:


1 orta boy beyaz lahana,
6 adet kuru soğan ( önceki tarifte taze soğan diye geçiyor ancak kuru soğan olacak )
1-2 domates,
2 yeşil biber,
1 demet maydanoz.
1 adet kereviz de konulabilir




Bu mevsimde kereviz ve lahana bulamayanlar için 3M Migroslarda olduğunu da söyleyelim bari.



Hazırlanışı:

Sebzeleri küçük küçük kestikten sonra bir tencereye
atın ve üstünü örtene kadar su ilave edin. Tuz, biber
veya etsuyu tableti kullanabilirsiniz.

10 dakika hızlı ateşte kaynattıktan sonra, sebzeler iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.

*Bu çorba her acıktığınızda yenebilir. İstediğiniz kadar
ve istediğiniz zaman yiyebilirsiniz.Ne kadar çok yerseniz
o kadar çok kilo kaybedersiniz.

*Çok uzun süre bu çorba yenirse beslenme bozukluğuna
yol açar. Bu yüzden diyette belirtildiği gibi, diğer yiyeceklerle beraber yenmesi gerekir.

Diyet Planı

*1.gün:Çorba ve meyve günü:

Muz hariç her türlü meyveyi yiyebilirsiniz. Ancak unutmayınızki, kavun ve karpuz diğer meyvalardan daha kalorilidir.
İçecek olarak; tatlandırıcısız çay, kahve ve bol su için.
Çay ve kahveye süt ve şeker asla koymayınız.

*2. Gün:Çorba ve sebze günü:

Çorbanın yanında her türlü sebzeyi yiyebilirsiniz. Çiğ, haşlanmış veya konserve her türlü sebzeyi özellikle yapraklı sebzeleri yiyebilirsiniz.
Kuru fasulye, bezelye ve mısırdan uzak durun.
Akşam yemeğinde kendinize bir ödül olarak tereyağlı, haşlanmış veya fırınlanmış patates hazırlayın.
Bu gün hiç meyve yemeyiniz.

*3. Gün:Çorba, meyve ve sebze günü:

İstediğiniz kadar çorba, meyve ve sebze yiyebilirsiniz.

Üç gün boyunca diyete tam olarak uyup, kendinizi
hiç aldatmadıysanız 2,5 - 3 kilo vermiş olmanız gerekmektedir.

*4.Gün:Çorba, meyve ve Sebze günü(muz ve yağsız süt dahil):

Muz ve yağsız süt bugün serbest.
Çorbayla beraber en çok 3 muz ve istediğiniz kadar
yağsız süt içebilirsiniz.
Muz ve süt vücudunuza yüksek karbonhidrat sağlayacak. Tatlı ihtiyacınızı azaltmak için bugün vücudunuzun
potasyum, karbonhidrat, protein ve kalsiyuma ihtiyacı olacak.
İstediğiniz kadar çorba, meyve, sebze yiyebilirsiniz.
(Dikkat en fazla 3 muz)

*5. Gün:Et, Domates ve Çorba günü:

Bugün kırmızı et(sığır) yiyebilirsiniz. Gün boyunca
300-600 gram et (dört biftek) ve istediğiniz kadar
domates yiyebilirsiniz.
Bugün vücudunuzun ürik asitten temizlemek için 6-8 bardak su içiniz.
Bugün çorbayı sadece bir kere içiniz.

*6. Gün:Et, yeşil yapraklı Sebze ve Çorba günü:

İstadiğiniz kadar et ve sebze yiyebilirsiniz.
2-3 parça et ve sebze yiyebilirsiniz.
Patates yok. Çorba en az bir kere içilecek.

*7. Gün:Kepekli Pirinç, Meyve suyu, Sebze ve Çorba günü:

Kepekli pirinç, tatlandırılmamış meyve suları ve
istediğiniz kadar sebze yiyebilirsiniz. Pirinci çorbaya koyabilir veya sebzeye karıştırabilirsiniz.

Yedinci gün sonunda aldatmaca yapmadıysanız
4,5 ile 8 kilo arasında vermiş olacaksınız.

* Et, verilen günde mutlaka yenmeli çünkü vücudun
yüksek proteine ihtiyacı var.
* Gazlı içecekler (maden suyu dahil) yasaktır.
* Bol bol su içiniz.
* Yağsız süt, sadece önerilen günde içilecek. Çay ve
kahveye koymayınız.
* Yeşil yapraklı sebzeler-salata-lahana-ıspanak-brokoli
çok yararlı.
* Greyfurt çok iyi.
* Patates gününde(2. gün) doğranmış soğan, domates, tereyağı, biber ve tuz ilave edebilirsiniz.

Diyetin en kötü günü 2.günüdür. Bundan sonra kilo
vermeye başladığınızda motivasyonunuz artacaktır.

3.gün sonunda isterseniz diyeti bitirebilirsiniz.

Önemli Not: Diyet 7 günlük yapıldıktan sonra 2-3
gün ara verilmeli. Ara verildiği günlerde yine hafif yiyecekler yenmeli aşırıya kaçılmamalıdır.



16 Ocak 2014 Perşembe

Herle Çorbası ( Sivas Yöresi )


Başka zaman değil ama kış günleri evde her gün mutlaka çorba olmalı. Ocağın üstünde tencerede çorbası olmalı bir annenin her daim. Kural değil elbet ama bizim evin gerçeği bu. Sıvı tüketimi konusunda üstün başarı ödülüne layık gördüğüm küçük beyin yemek konusundaki itirazsız tek kabulü de çorbalar. Hal böyle olunca farklı şeyler olsun da bıkmasın istiyorum. Herle Çorbasının tarifini daha önceden paylaşmıştım ama tekrar hatırlatmak istedim. Sivas çorbası bu, babaannemin sıklıkla yaptığı, bizim de severek yediğimiz çorbalarda biri. Baba tarafı Sivas, anne tarafı Trabzon olunca çok geniş bir yelpazede damak zevkine de sahip oldum haliyle. Her iki yörenin de çok sevdiğim, vazgeçemediğim enfes lezzetleri var. Herle Çorbası da Sivas yöresinin en sevdiğim tatlarından biri. 

'' Yeryüzünde çorba gibi bir taam yok latif; hem latiftir hem de hazmı çok hafif ''

Bu arada eskilere takılıp biraz kayıt altına alma merakım başladı son zamanlarda. Özellikle bizim için ailenin en büyük hazinesi anneannemin birbirinden derin sözlerini. Hayatım boyunca tanıdığım hiç okula gitmemiş ama en kültürlü insandır anneannem. Aklınıza gelebilecek her türlü dünya meselesiyle ilgilidir ve her konuda söyleyecek bir sözü mutlaka vardır. Bir de böyle özlü sözleri meşhurdur, her olayın üzerine konuyla bağlantılı öyle bir laf eder ki daha da üstüne konuşamazsınız. Bir süredir kayıt altına alıyorum bunları. Şimdi konu çorbaya gelince bu yukarıdaki sözü de paylaşmadan edemedim. 






Malzemeler:

1 orta boy soğan
1 orta boy patates
1 su bardağı ince bulgur
1 yemek kaşığı salça
1 adet tavuk but
1 yemek kaşığı un



1. Soğanları ince ince yemeklik doğrayıp tencereye alın, yağda kavurup içine salçayı ekleyin.
2. Önceden haşladığınız tavuğun suyunu da tencereye ekleyin. 
3. Bulguru da katıp  yumuşayana kadar pişiriyoruz.
4. Patatesleri ufak ufak kesin, haşlanmış tavuk butunu da didikleyip çorbaya ekleyin.
5. Ayrı bir kapta az su ile erittiğimiz unu da  tencereye yavaş yavaş katıp dibine tutmaması için karıştırın. 
6. Tuzunu, pul biberini katıp bir taşım kaynatın. 
Afiyet olsun



17 Şubat 2013 Pazar

Köfteli Kereviz Çorbası



Bu yıl geçen yıla nazaran oldukça iyi geçiyor kış. Geçen yıl bu vakitler her yer bembeyazdı Ankara'da. Bu kış henüz kar görmedik desem nazar değer diye demeye korkuyorum Mevsim kış olunca da istiyor aslında insan öyle hayatı felç edecek kadar değil de biraz keyiflenecek kadar kar görmeyi. Bir de kışın çorba isteniyor. Başka zaman çok aranmasa da bizim evde kışın illa ki çorba olur. Ne kadar büyüdü artık desem de hala küçük beyin yemediği sebzeleri de kandırmaca usulü çorbalarla ona yedirmeye çabalıyorum. Bebekken keyifle yediği birçok sebzeye artık yanaşmıyor. Kereviz de onlardan biri. İçine biraz da hayır denilemez lezzet köfte katınca kim korkar kerevizden.



Malzemeler:

1 adet orta boy kereviz
1 adet havuç
1 kase yoğurt
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağ
200 gr kıyma
5 su bardağı su
tuz, nane

Yapılışı:
1. Kerevizi ve havucu rendenin ince tarafıyla rendeleyip su dolu tencerede iyice haşlayın.
2. Yoğurt ve unu bir kasede iyice karıştırıp kaynamış suyun içine yavaş yavaş ekleyin ve karıştırmaya devam edin.
3. Diğer tarafta kıymanın içine tuz ve karabiber ekleyip fındıktan biraz büyük köfteler yapıp un dolu bir tabağa alın.
4. Una iyice bulanmış köfteleri kaynayan çorbanın içine ekleyin.
5. Köfteler pişene kadar çorbayı arada bir karıştırın, tuzunu nanesini katıp ocaktan alın. 

Afiyet olsun.



16 Haziran 2011 Perşembe

Erişteli Enginar Çorbası


Bu yıl yeterince tüketmediğimiz bir sebze enginar. Küçük bey geçtiğimiz yıllarda severek yediği için hemen hemen her hafta pişirirdim. Bu yıl o burun büküp yemeyince ben de yanaşmadım pek. Ama yine de arada çorbalara katıp onu kandırmayı başardım. Eeee anne olmak böyle birşey işte. Asla pes etmek yok. Öyle yemezse böyle yer belki deyip illa ki bir yolunu bulmak. İşimiz sürekli yaratıcılık.

Bugün de enignar tezgahının önünden geçerken yine yeni bir deneme yaparım niyetiyle aldım enginarlarımı. Tamamen doğaçlama öyle enfes bir çorba çıktı ki ortaya, küçük adam koca bir tabağı gıkını bile çıkarmadan içti. Bol ekşili sıfır yağlı enginar çorbasını bir de enginarla arası hiç iyi olmayan büyük adam üzerinde deneyeceğim. Akciğer dostu ne de olsa, bol bol yemeli mevsimi de geçmeden kışa stok yapılmalı.

Malzemeler:
2 adet enginar
4 adet domates
2 su bardağı sıcak su
1 adet  limonun suyu
tuz, fesleğen
1 çay bardağı erişte


Yapılışı:
1. Ayıklanıp temizlenen enginarları üzerini geçecek kadar suda ( suya yarım limonun suyunu katın ) haşlayıp blenderdan geçirin.
2. Domatesleri rendeleyip tencerede 3-5 dk kadar pişirin. ( Ben hala geçen yazdan kalan rende domateslerimden kullanıyorum )
3. Enginar püresini bir süzgeçten geçirerek ( eğer enginarınız kılçıklı ise kesinlikle yapmanızda fayda olur ) domates sosuna ekleyin ve pişirmeye devam edin.
4. İçine 2 bardak sıcak suyunu katıp eriştesini de ekleyip 10 dk pişirin.
5.Yarım limonun suyunu, tuzunu ve fesleğeni katıp sıcak olarak servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun



14 Nisan 2011 Perşembe

Şalgam Çorbası ( Sivas Usulü )

Üzerimizden paltoları atıp da baharı içimize çekene kadar bizim evden çorbamız eksik olmaz. Takvimler ilkbahar mevsiminde olduğumuzu söylese de hala kışı yaşıyoruz. Çorbamız da varsa keyfimiz yerindedir demektir. Şalgam Çorbası babaannemin yıllardır yaptığı bir çorbadır. Sivaslıdır kendisi, oraya özgü bir çorba bu da bildiğim kadarıyla. Geçtiğimiz haftalarda Maggi yarışması için ne çorbası pişirsem diye annemi arayıp sorduğumda hiç düşünmeden Şalgam Çorbası dedi. Daha önceden hiç yapmamıştım, annemle birlikte pişirdik ve o hafta çorbalar kategorisinde elemeden geçmeyi başardım çorbamla. Burada da bulunsun istedim arşivimde.

Malzemeler:



2 adet orta boy şalgam
1 çay bardağı pilavlık bulgur
1 çorba kaşığı tepeleme un
1 adet Maggi Etsuyu tablet
1 orta boy kuru soğan
1 çorba kaşığı sıvıyağ
1,5 tatlı kaşığı kırmızı pulbiber
6 su bardağı su
tuz




Yapılışı:




1. Şalgamları yıkayıp kabuklarını soyup rendenin ince tarafı ile rendeleyin.
2. Rendelenmiş şalgamı ve bulguru bir tencereye alın, üzerine 4 su bardağı su ekleyip ocağa koyun.
3. Kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte 5-7 dk kadar arada karıştırarak pişirin.
4. Bir kasede bir kaşık unu biraz su ile iyice karıştırın ve yavaş yavaş tencereye ekleyin.
5. Topaklanmaması için karıştırmaya devam edin.
6. Ayrı bir tavaya sıvıyağı alıp, ince kıyılmış kuru soğanı ekleyip kavurun. İçine pulbiberi de katın.
7. Soğanlı bu karışımı tencereye katın ve karıştırın.
8. Maggi Etsuyu tableti sıcak suda eritip tencereye katın. Tuzunu kontrol edip gerek duyarsanız ayrıca tuz da ekleyebilirsiniz.
9. Çorbanın kıvamını sıcak suyu azaltıp ya da ekleyerek istediğiniz şekilde ayarlayabilirsiniz.
10. Sıcak olarak servis yapabilirsiniz.





11 Mart 2011 Cuma

Sütlü Havuçlu Çorbası ( Tavşan Çorbası )


Havalar soğukken evde yiyecek hiçbir şey olmasın, tek bir tas sıcak çorba bana yeter, diyenlerden iseniz işte tam da size göre bir çorba bu. Hem çok doyurucu hem de bol vitaminli. Hele ki çocuğu çorbadan başka herşeye itiraz eden bir anneyseniz hiç durmayın, hemen havuçlar rendelensin. Havucu bol, sütü bol daha ne olsun?

Tarif Sevgili adaşımın Leziz Dergisi için yaptıklarından biri. Daha dergide ilk gördüğüm gün kalkıp denedim, küçük bey de gıkını çıkarmayıp içince tamamdır dedim. Çünkü benim küçük bey çorba konusunda biraz seçici, öyle çok denemeler yaptım ki, kimine bayıldı kimine de ağzına bile sürmedi. Ama bunu hem sevdi, hem de adını değiştirdi , Tavşan Çorbası dedi. Ama eğer çorba konusunda biraz klasik takıntınız varsa, hiç denemeyin derim. Geçen haftalarda annemler yemeğe geldiğinde babam daha çorbanın adını duyduğunda itiraz etti mesela; ona göre çorba ya mercimektir ya yayla, ya tarhana. Sütlü çorbalara da karşı biraz benim gibi önyargılıysanız onları kenara bırakıp deneyin derim ben.

 

 Malzemeler
3 adet orta boy havuç
2 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 litre süt
1,5 litre sıcak su
1 çorba kaşığı kuru nane
Tuz, taze çekilmiş karabiber

Yapılışı
1. Havuçların kabuğunu soyup rendenin ince tarafıyla rendeleyin.
2. Çorbayı hazırlayacağınız tencerede zeytinyağını ve tereyağını ısıtıp havuçları ekleyin. Hafif yumuşayıp rengi değişene dek kavurun.
3. Unu ilave edip birkaç dakika daha kavurun. Sürekli karıştırarak un topaklaşmadan sütü azar azar ilave edin.
4. En son kaynar su, tuz ve taze çekilmiş karabiberi ekleyin. (Çorbanın kıvamına göre kaynar suyu yavaş yavaş ilave edin. Çok duru olmaması için bir anda tüm suyu eklemeyin.)
5. Çorba kaynayıncaya kadar arada bir karıştırarak (taşmasını önlemek için) birkaç taşım kaynatın.
6. Ocaktan alın. Üzerine kuru nane serpin. Sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.




20 Ocak 2011 Perşembe

Sebze Çorbası ( Kış Çorbası )


Mutfakla aramı düzeltmeye çabalıyorum. Yemek pişmiyor değil evde ama mutfakta bir kek çırpmayalı, kurabiye yapmayalı çok zaman oldu. Bir yandan işime de geliyor yemiyorum boş yere kalorili şeyler diye ama blog da benden yeni tarifler bekliyor. Görev aşkı diye bir şey var yani:)
Sabah yine buzdolabının önüne geçip de neler var, ne yapabilirim diye bakınırken azar azar kalmış sebzelerden çorba yapayım istedim. Evde bugüne kadar bilumum sebzelerle denediğim sebze çorbaları yapıldı; kimi severek yendi kimine burun kıvırdı evdeki beyler. Bu defa bayılacaklar bundan eminim.

Malzemeler:
1 adet kereviz ( yaprakları ile beraber )
1 adet havuç
3-4 adet çiçek brokoli
1 adet kuru soğan
3-4 dal semizotu ya da pazı ( ben semizotu kullandım )
tuz, karabiber
2,5- 3 bardak su


Yapılışı:
1. Kerevizi ve havucu yıkayıp temizleyin ve çok küçük olmayacak şekilde doğrayıp tencereye atın.
2. Brokoli çiçeklerini birkaç dakika sirkeli suda bekletip tencereye alın.
3. Soğanı dörde bölüp ekleyin
4. Birkaç dal semizotu ya da pazı yaprağını yıkayıp ekleyin.
5. Tuzunu, karabiberini ve suyunu da katıp önce yüksek ateşte, kaynamaya başlayınca da kısık ateşte 15 dk kadar pişirin.
6. Blenderdan geçirip sıcak servis edin.
Afiyet olsun.


27 Kasım 2010 Cumartesi

Havuçlu Karnabahar Çorbası


Sizin evinizde de aynı durum söz konusu mudur bilmiyorum ama bizim evde çorba denince akla hep klasikler gelir. Mercimek, tel şehriye, yoğurtlu çorba, tarhana vs. Geçen gün büyük adam gelip de işyerinde brokoli çorbası içtiğini ve çok güzel olduğunu söyleyince '' Eeee dedim ben yapınca mırın kırın ediyorsun, ben de öyle bir brokoli çorbası yapıcam ki değil çorbayı tencereyi bile yiyeceksin'' İşte o gazla düşündüm durdum, sonra bir baktım buzdolabında brokoli kalmamış ama karnabahar var. Brokoli ile olan karnabaharla da olur sonuçta. Brokolili versiyonu bir başka zamana erteleyip hemen işe giriştim. Daha önceden bir karnabahar çorbası yapmıştım ama bu defa süt kullanmak istemedim. Nedense bana çorba ve süt pek alakasız bir ikili gibi görünüyor hep. Kimse denemediğimi söyleyemez ama. Bu haliyle karnabahar ayrı bir güzel oldu, havalar da tam serinlemeye başlamışken hiç beklemeyin. İlk fırsatta yapın, şöyle hafif de acılı hmmm içiverin.

Ben Nutricook' ta pişirdim. Kitapçıktaki Brokoli Çorbasını biraz değiştirerek kendi tarifimi oluşturdum. Siz farklı bir tencerede yapabilirsiniz elbette. Herhangi bir buhar sepetli tencerede ya da düdüklüde de yapılabilir. Ben yapılışı Nutricook için ayrıntılı olarak verdim ancak farklı bir düdüklü tencere kullanacaklar süreleri kendi tencerelerinin özelliklerine göre belirleyebilirler.

Malzemeler:
500 gr karnabahar
1 adet kuru soğan
1 adet havuç
2 diş sarımsak
6 su bardağı tavuk suyu ya da su
2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz, taze çekilmiş karabiber, pul biber

Yapılışı:
1. Tencereye zeytinyağını koyup ocağa yerleştirin. Yemeklik doğranmış soğan ve sarımsağı da ekleyin, pembeleşinceye kadar kavurun.
2. Tavuk suyunu ya da suyunu ekleyip tuzunu ve baharatlarını da katın.
3. Karnabaharı çiçeklerine ayırın, havuçları kazıyıp temizleyip dilimleyin. Sebzeleri buhar sepetine yerleştirin ve tencerenin üzerine koyun.
4. Nutricook' un kapağını kapatıp akıllı kontrol saatini 5 dk. seçin ve 1. programa ayarlayın ve ocağın altını iyice açın.
5. Buhar çıkışı gerçekleşip saati sinyal verince tencereyi kısık ateşe alın. Böylece geri sayım da başlamış olacaktır.
6. İkinci sinyali duyduğunuzda buhar çıkış konumuna getirin ve ocağın altını tamamen kapatın. Fakat Nutricook' un kapağını açmak için bir sonraki son sinyali bekleyin.
7. Sinyal sesinden sonra kapağı açıp buhar sepetindeki sebzeleri tencerenin alt kısmına ekleyin.
8. Tüm karışımı blenderdan geçirip sıcak olarak servis yapın.

Özellikle benim gibi acı severseniz bol pul biberle servis edin bu çorbayı. Tadına doyamayacaksınız.

Herkese bol lezzetli bir haftasonu diliyorum.