13 Temmuz 2013 Cumartesi

Vişne Reçeli ve Ramazan 5. Gün İftar Menüsü Önerisi


Geçtiğimiz yaz da Vişne Reçeli tarifi vermişim gerçi  ama bir kere tekrar etmemin bir sakıncası yok ki. Bu kadar güzel bir meyve olsun hem de bu kadar kısa süre tezgahlarda kalsın olacak şey değil aslında. Ben mayhoş tadıyla aynı kiraz yer gibi yemesini  çok severim. Kompostosunu zaten sevmemek mümkün olamaz. Ramazan' da da sahur vakitlerinde biliyorum ki çoğu insan kahvaltı etmeyi tercih ediyor. Biz de sıcak yemek yemektense kahvaltı etmeyi daha çok seviyoruz. Ve yine iftarda masada en sevdiğim şey ana yemeğin dışında mutlaka iftariyelikler, reçeller olması. Tüm gün düşen kan şekerini dengelemek için insanın canı nasıl tatlı çekiyor. Daha çorbayı kaşıklamadan reçele pide banmak suretiyle kendinden geçenleri de çok iyi bilirim. Hele de böyle önce rengiyle insanı cezbeden reçeller yok mu onlarla başımız belada tam anlamıyla.

Hala pazarlarda, marketlerde az miktarda da olsa bulunabiliyor iken bolca alıp kışlık reçelinizi, pastalarınız için de dondurucu stoklarınızı doldurun derim. Ben geçenlerde markette ilk defa rastlayınca alıp hemen eve gelip bir kısmını komposto bir kısmını da reçel yaptım. En kısa zamanda kompostonun tarifi de gelecek ama önce beklendiğini bildiğim için reçel gelsin. İftar ve sahur masaları renk renk reçellerle donatılsın.

Malzemeler:
1 kg vişne
1 kg + 1 su bardağı toz şeker
1/2 limonun suyu

Yapılışı:
1. Vişneleri yıkayıp saplarını ayıklayın. İster çekirdeklerini çıkarın isterseniz de çekirdekli olarak yapabilirsiniz.
2. Tencereye vişneleri alıp üzerine şekeri katın. Vişne mayhoş bir meyve olduğu için eğer tadı mayhoş olsun isterseniz şekeri bire bir kullanın. Eğer biraz daha tatlı olsun derseniz fazladan bir su bardağı şekeri de ekleyin.
3. Vaktiniz varsa bir gece bekletin. ya da 3-4 saat bekletip ocağa alın.Kaynayan reçel kıvamını aldıktan sonra pişip pişmediğini kontrol etmek için bir küçük çay tabağına reçelden alıp soğutup kıvamını kontrol edin. Parmağınızı reçelin ortasından geçirdiğinizde reçel ikiye ayrılıp birleşmiyorsa demek ki kıvamı tutmuştur.
4.Ocaktan indirmeden önce limon suyunu da katın ve bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.
5. Sıcak sıcak kavanozlara aktarıp kapaklarını sıkıca kapatıp kaldırın. Burada da kavanoz kapaklarının kesinlikle kuru olmasına dikkat edin. Islak ya da nemli olursa reçeliniz küflenip lezzetini kaybeder.



Ve gelelim iftar menüsü önerime. Masayı renkli renkli reçellerle donatmayı unutmayın ama. 

Ramazan 5. Gün İftar Menüsü Önerisi


Tavuk Suyuna Terbiyeli Kırmızı Mercimek Çorbası

Kıymalı Patatesli Börek

Zeytinyağlı Taze Barbunya

Laz Böreği

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Yalancı İçli Köfte Böreği



İnsan gurbette de olsa kendini yalnız olmadığına ikna eden, ona sıcacık yaklaşan birilerini bulunca birden bulunduğu yere alıştığını ve hatta sevdiğini farkediyor. Nazmiye Abla benim hatta bizim için gökten inmiş bir melek gibi. İlk geldikleri gün onlara ailece bu kadar alışacağımızı, seveceğimizi söyleseler sanırım inanmazdık. Evimize gelenlerin hemen ilk söylediği şey '' Balkonlarınız yan komşuyla ne kadar yakın, hiç hoş değilmiş böyle''. Sonra Nazmiye Ablayı, eşi Halil Abiyi tanıdıkça hemen fikirleri değişiyor. '' Ne güzel komşularınız var, Allah nazarlardan saklasın'' diyorlar. Yan yana dairelerde oturalı henüz 2 yıl oldu ama onları sanki ömrüm boyunca tanıyormuş gibiyim. Öyle ki Tuğra ile kırar mı döker mi diye çekinmeden, utanmadan gittiğim ilk ev. Gün içinde balkondan birbirimize verdiğimiz tabağın, çanağın, bardağın haddi hesabı yok. Onlar da tatsın diye vermediğim hiçbir yemek boğazımdan geçmiyor. Gerçi onun yaptıklarının yanında benimkilerin lafı bile olmaz. Nazmiye Abla da öyle, her yaptığı bu kadar lezzetli olan, elinin ayarı bu kadar muazzam olan çok az insan tanıdım. Bugüne kadar bizimle paylaştığı ne varsa müptelası olduk. Aklına geldiğinde, canımız çektiğinde zerre kadar üşenmeden kalkıp yaptığı bir Yumurtalı Köftesi var ki yazmakla mümkün değil anlatamam lezzetini. Bu Yalancı İçli Köfte de onun yaptığı en sevdiğimiz şeylerden biri. İçi bildiğiniz içli köfte harcı, lezzetini siz düşünün artık. Sağolsun her yaptığında bize mutlaka veriyor ama baktım bu böyle olmayacak dedim '' Nazmiye abla sen bana bunu hele bir öğret bakalım''. 
İlk sefer beraber hazırladık iç harcını ve ben iyice bir izledim, her bir detayı not ettim. Sonra da oturup tam 40 adet kocaman böreği sardım, yumurta galeta unu yapıp, torbalayıp dondurucuya stok yaptım. Şimdi Ramazan' da iftara misafirimiz olacakları bekliyoruz. İlk denemeyi bugün İstanbul'dan gelen Güler Ablacım üzerinde yaptım gerçi :)) Eşi de kendisi de çok beğendiler ve Ramazan için acilen tarifini istediği hızlı hızlı tarifi yazıyorum. İsteyen ölçüleri yarı yarıya da düşürüp yapabilir. Ama benim fikrim yapmışken yapıp atın dondurucuya. İnanın müptelası olacağınız bir börek tarifi bu. 


Malzemeler: ( 40 adet börek için )
10 adet hazır yufka
1 kg kıyma ( dana ve kuzu yarı yarıya karışık )
6 adet kuru soğan
1 çay bardağı sıvıyağ
7 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
1,5 su bardağı ince bulgur
4-5 tepeleme yemek kaşığı isot
1 su bardağı ceviz içi ince çekilmiş
1 su bardağı fındık içi ince çekilmiş
1 yemek kaşığı kuru nane
tuz, karabiber
5 adet yumurta
1 paket galeta unu

Yapılışı:
1. Soğanları rondodan geçirip büyükçe ve derin bir tencerede sıvıyağda kavurun. Kıymayı da ekleyip kavurmaya devam edin.
2. Bulgurun üzerini örtecek kadar kaynar su döküp şişirin.
3. Kıyma iyice kavrulunca içine biber salçasını, domates salçasını, isotu, tuzu, karabiberi, kuru naneyi  katın.
4. Ocağın altını kapatıp şişmiş ince bulguru ve fındık - ceviz içlerini de ekleyip karıştırın ve soğuması için kenara alın.
5. Her bir yufkayı 8 eşit parçaya bölün. İki yufkayı üst üste koyarak geniş tarafına iç harçtan 2 yemek kaşığı kadar bolca koyup çok sıkı olmayacak şekilde sarın, yufkanın ucunu suyla ıslatıp kapatın.
6. Tüm yufkaları bu şekilde sardıktan sonra yumurtaları ( sarısı ve beyazı bir arada ) derin bir kapta çırpın. Bir başka kaba da galeta unu dökün. Börekleri önce yumurtaya sonra da galeta ununa bulayın.
7. Kızartmadan önce en az 1 gece buzdolabında bekletin. Bu şekilde dondurucuya da kaldırabilirsiniz.
8. Kızartmak için tencerede bolca yağ kızdırıp böreklerin rengi altın sarısı olana kadar kızartın.
9. Sıcak olarak servis yapın.
Afiyet olsun...




Ve geldik Ramazan' a. Allah hepimize sevdiklerimizle, sevenlerimizle bereketli, huzurlu bir ay nasip etsin. Kimsenin evinden, sofrasından huzur, muhabbet eksik olmasın inşallah. Ramazan' da da beni takip etmeye devam edin. Her gün İftar için önerilerim olacak. 

4 Temmuz 2013 Perşembe

Kuzu Etli Enginar






Bazı yemekleri hazırlayıp pişirip sonra da karşısına geçip tablo izter gibi izlemeli. Hiç elini sürmeden tabağın öylece karşısına geçip iç geçirmeli. Kokusuyla, görüntüsüyle falan doymalı. Bu Kuzu Etli Enginar da işte biraz öyle oldu benim için. O kadar sevdim, o kadar sevdim ki hiç dokunmadan yemeden bir süre baktım. Zaten sonra elimizi sürüp de yemeye başlamamızla yemeğin bitmesi arasında çok kısa bir süre geçti. Şimdiye kadar hep zeytinyağlı pişirdiğim enginarın bizim evde etle ilk buluşması oldu. Bu sene enginarla barışan eşimin de bu haliyle daha çok hoşuna gitti. Kuzu etinin kokusunu sevmemem dışında rahatsızlık veren bir şey olmadı. Kılçıksız enginarı da bulursanız bu yemeği mutlaka denemelisiniz. Hele de önümüz Ramazan, iftara gelen misafirleriniz için düşünebilirsiniz. 

Malzemeler:
6 adet enginar
1 adet orta boy kuru soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1/2 kg kuzu eti 
1 adet limonun suyu
tuz, karabiber
üzeri için kaşar peyniri rendesi

Yapılışı:
1. Enginarları bir tencereye alıp üzerine limon suyu ve üzerini geçecek kadar su ekleyip su kaynadıktan sonra enginarlar yumuşayana kadar yaklaşık 15 dk haşlayın. 
2. Kuru soğanı doğrayıp zeytinyağında kavurup içine kuzu etini de ekleyip et suyunu salıp tekrar çekene kadar pişirin. Eğer kuzu eti ile değil de dana eti ile yaparsanız et daha uzun sürede pişecektir. Etin pişip pişmediğini kontrol edip tuzunu karabiberini de ekleyip ocaktan alın. Etler pişmeden tuzunu eklerseniz daha geç pişer.
3. Enginarları fırın kabına alıp çanakların içine kuzu etini paylaştırın. Fırın kabına bir su bardağı kadar kaynar su ekleyip önceden ısıtılmış 180 derecede fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. 
4. Enginarların üzerine kaşar peyniri rendesi ekleyip peynir eriyip hafifçe kızarana kadar pişirin.
5. Sıcak olarak servis yapın.
Afiyet olsun.





Ve Ramazan öncesi son tarif olsun bu da. İnşallah eğer bir engel olmaz ve başarabilirsem Ramazan' da her gün blogumda bulunan tariflerden oluşturulmuş bir iftar menüsü tavsiyesinde bulunacağım. Herkese hayırlı bereketli bir Ramazan dilerim şimdiden. Kalabalık iftar sofralarında aileniz ve sevdiklerinizle bol muhabbetli, bol lezzetli bir ay geçirin inşallah. Ağzınızın tadı, huzurunuz bozulmasın. 

2 Temmuz 2013 Salı

Taze Fasulye Kavurması


Yazın hemen her evde en çok pişen sebze taze fasulyedir. Bu konuda çok da büyük araştırma yapmaya gerek yok sanırım. Semt pazarlarına gittiğinizde çeşit çeşit fasulye ile karşılaşıyorsunuz; Boncuk Ayşe diye bağıranı da var, Çalı fasulye diye tezgahına çağıranı da. Bizim evde pek etlisi sevilmiyor. Ya zeytinyağlısı olacak ya da kavurması. Genelde fasulye turşusundan yapılmış kavurmasını sevsem de tazesine de dayanamam. Bizim küçük bey de bize çekmiş ki fasulyeyi oldum olası hep sevdi. Kavurmasını da ayrı bir keyifle yiyor. Benimse favorim fasulye kavurmasının yanında mutlaka beyaz peynir olmalı. Garip bir ağız tadım var kabul ediyorum. 

Malzemeler

1 kg taze fasulye 
2 iri boy kuru soğan
8-10 diş sarımsak
zeytinyağı
tuz

Yapılışı:
1. Fasulyeleri temizleyip ayıklayıp  ( eğer kılçıklı ise her iki yanını da mutlaka temizleyin ) bol su ile yıkayın ve geniş bir tencereye alın.

2. Fasulyelerin yarısına gelecek kadar su ekleyip yumuşayana kadar haşlayıp süzdürün.

3. Soğanları doğrayıp zeytinyağında kavurun. Sarımsakları da ayıklayıp ince ince kıyıp içine ekleyin.

4. Son olarak fasulyeyi de katıp birkaç dakika kavurun.
5. Sıcak olarak servis edin.
Afiyet olsun.