12 Mayıs 2014 Pazartesi

Kara Buğday ( Greçka ) Kısırı


Bu ara kim kilo vermeyle ilgili birşeyler diyecek olsa can kulağıyla onu dinliyorum. Ne oldu bilmiyorum ama yaşın kemale ermesiyle birlikte kilo vermek de başka bir azap halini almaya başladı. Hayatımın hiçbir döneminde kilolu olmadım, hamilelik dönemini saymıyorum tabii. Eğer önüne geçmez ise bir süre sonra yine o kilolara ulaşacağımdan korkuyorum açıkcası. İşimiz gücümüz mutfakla
olunca ve sevince de biraz yemeyi sevince çok sancılı oluyor kilo kontrolü. Ben kendimi tanıdım, öyle listelere uyum sağlayıp da kilo verebileceğim yok benim. Evimizdeki yeme alışkanlıklarını düzenlemek de bana düşüyor bu durumda. Eskiden sıklıkla soframıza gelen Pirinç pilavı artık soframıza çok nadir gelir oldu. Her yemeğin yanında mutlaka salata olmasına dikkat ediyorum. Beyaz ekmek zaten yıllardır evimize hiç girmiyor. Bakliyatları ve sebzeyi mutfağımızdan eksik etmiyoruz. Eti de evdeki küçük beyin beslenme gereksinmesi dahilinde sınırlı tüketiyoruz. Balık ve zeytinyağlı yemekler baş tacımız zaten oldum olası. Yoğurdumuzu evde mayalayıp, hazır gıdalardan da mümkün olabildiğince uzak duruyoruz. Daha ne yapalım değil mi ama ?  Greçka ile de tanışmam yine bu kilo konulu muhabbetlerden birinden çıktı. Sevgili Aslı öyle bir hararetle anlattı ki duyar duymaz markete koştum. Sadece Duru Bakliyat' ın ithal getirdiği greçka ( kara buğday ) artık diğer markaların da ürünleri arasına girmiş. 

Tam tahıl grubunda olmasına rağmen içinde gluten bulundurmuyor. Vücudumuzun kendi kendine üretemediği ve birçok tahılda bulunmayan ' Lizin ' adlı bir aminoasitin de kaynağı aynı zamanda. Yüksek protein değeri olan greçkanın gluten hassasiyeti yaşayan kişilerin de beslenmesinde çok önemli bir yeri var. Yağı da yok denecek kadar az ve kolestrol bulundurmadığından da son dönemdeki diyet listelerinin gözde ürünlerinden.  Benim de diyet bahanesiyle tanıştığım fakat günlük beslenmemizde de artık sıklıkla kullandığımız bir tahıl. Haşlayıp dondurucuya atıp salatalarınızda ya da yemeklerinizin yanında pilav yerine kullanabilirsiniz. Ya da benim gibi ara öğünlerde yoğurdunuza katıp yiyebilirsiniz. Henüz tanışmadıysanız ben bir demiş olayım istedim. Tadı biraz buruk ve ilk anda pek hoşa gitmese de yedikçe alışıyorsunuz.  

Ben farklı ne yapabilirim greçka ile düşünürken kısır geldi aklıma. Hepimizin severek yediği ve yedikten sonra da bulgurun verdiği şişkinlik sebebiyle rahatsızlık duyduğu kısır. Dedim bir de greçka ile deneyeyim. Geçtiğimiz aylarda Yemek Zevki Dergisi için hazırladığım reçeteyi blogda da paylaşayım istedim. Biz severek yedik ve benden tarifi alıp da yapanlardan da güzel tepkiler aldım. 

Greçkanın haşlanmadan önceki hali altta gördüğünüz fotoğraftaki gibi. 

Malzemeler:
1 su bardağı greçka ( kara buğday )
1 adet orta boy kuru soğan
4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı biber salçası
4-5 dal taze soğan
maydanoz
nar ekşisi, tuz, zeytinyağı


Yapılışı:
1. Kara buğdayı üzerine 2 parmak geçecek kadar su ile tencereye koyun ve hafif diri kalacak şekilde 10 dk kadar haşlayın.
2.  Fazla kalan suyunu süzün.
3. Tavaya zeytinyağını alın, ince kıyılmış soğanı kavurup içine salçayı da katın.
4.  Karıştırma kabının içinde soğumuş olan kara buğdaya salçayı 
ekleyip iyice karıştırın. 
5. Yeşillikleri yıkayıp sularını süzün ve ince ince doğrayın. Yeterince soğumuş buğdayın içine yeşillikleri de ekleyip karıştırın. 
6. Tuzunu, nar ekşisini ve zeytinyağını da katın ve servis tabağına alın.

Afiyet olsun…





8 Mayıs 2014 Perşembe

Gavurdağı Salatası


Eğer kebap yemeyi seviyorsanız yanında en çok sipariş ettiğiniz şeylerden biridir Gavurdağı Salatası. Bir diğeri de acılı şalgamdır sanırım. Henüz evde şalgam suyu yapmayı denemedim ama Gavurdağı Salatası evde de yapımı oldukça kolay bir salata. Hele de yazın domatesin en güzel zamanında yapıp suyuna da ekmek bana bana yemesi yok mu ömre bedel. Çatalla değil kaşıkla ve bolca ekmekle. Dilediğiniz herhangi başka malzemeyi de ekleyebilirsiniz. Araştırdığım bazı tariflerde taze nane ve taze soğan da vardı ancak ben eklemedim, bu haliyle daha çok seviyorum. 

Malzemeler:

4 adet orta boy domates
1 adet salatalık
1 adet kuru soğan
2 adet sivri biber
1 küçük kase ceviz içi
2 yemek kaşığı sumak
tuz
nar ekşisi
zeytinyağı


Yapılışı:

1. Domates, salatalık ve biberi küp küp olacak şekilde doğrayın. 
2. Soğanı da yine  aynı şekilde doğrayıp azıcık tuz ile ovup acısını çıkartın.
3. Cevizleri iri kalacak şekilde parçalayın.
4. Karıştırma kabınıza hepsini alın, sumak ve tuzu da ekleyin.
5. Son olarak nar ekşisi ve zeytinyağını arzu ettiğiniz miktarda dökün.
6. Servis ederken üzerine ceviz serpiştirin.

Afiyet olsun.




5 Mayıs 2014 Pazartesi

Bir Çizik Daha Hayata; Yemek Zevki Dergisi Mayıs Ayı Kapağı



Hayattaki her başarımızın, her doğru hareketimizin bir çizik olduğunu düşünüyorum. Bu yolculukta ne kadar çok çiziğimiz varsa o kadar mutlu, tatmin olmuş ve gururlu ayrılıyoruz yolculuktan. Ve herkesin de kendine göre, kendi yaşantısının ritmine göre mutlaka çizikleri vardır diye düşünüyorum. Benim en mutlu, en bana keyif veren, beni gururlandıran zamanlar blogumla ilgili olanlar oldu hayatımda. Bu kadar gönülden, adeta bir aşkla yaptığım bu işin bana verdiği keyif arada böyle harika ödüllerle yüzümü güldürüyor. Ne mutlu bana ki blogumu açmışım, dedirtiyor her defasında...


Blogumun takipçileri zaten biliyor 2 yılı aşkın bir zamandır aylık mutfak kültürü dergisi Yemek Zevki dergisinde Bloggerların Dünyası diye bir köşe yazıyorum. Ve 2 de tarif paylaşıyorum mutfağımdan tecrübelerimi de anlatırken. Tariflerin fotoğraflarını da kendim çekiyorum, zaten en zor kısmı da bu sanırım.

İlk zamanlar Sevgili Özgür Bakır'ı arayarak fikrini sorardım. Şöyle bir örtü kullan, arka fon şöyle olsun, yanında bu olsun falan filan gibi önerilerde bulunurdu sağolsun. Yaptığı işi bu kadar mükemmel ve düzgün yapıp bu kadar mütevazı kalmış çok az insan  tanıdım Özgür gibi.  Sonra sonra onu da rahatsız etmeyeyim diye elimden geldiğince birşeyler yapıp gönderdim. Açıkcası bugün, bu ay derginin kapak fotoğrafı olarak benim fotoğrafımın seçileceğini o zamanlar deselerdi gülüp geçerdim. 

Geçen hafta bir gece yarısı derginin editörü Eren Aydın' nın sosyal medyadan Mayıs  ayının kapağını paylaştığını gördüğümde neredeyse küçük dilimi yutacaktım. Kapak fotoğrafının bana ait olduğunu idrak edip, emin olmam dakikalar sürdü. O saatten beri de keyiften, mutluluktan uçuyorum desem yeridir. Blogumdan beni takip eden okuyucularımla  da paylaşayım istedim bu mutluluğumu.


Bu ay Yemek Zevki dergisi okuyucuları için Karamelize Soğanlı  Kremalı Enginar ve Taze Zahter Salatası reçetelerini paylaştım. Şimdi siz bu yazıyı okurken ben Haziran sayısı için hazırlıklarımı yapmaya başladım bile. 

Umarım hayat bana böyle keyifle anımsayacağım ve yüzümde gülümseme yaratan daha nice çizikler için şans tanır. 


2 Mayıs 2014 Cuma

Sebzeli Tavuk Baget


Biliyorum ki her evin ve her mutfağın kurtarıcısı tavuk. Çalışan hanımların, öğrencilerin, bekarların gözdesi. Ne yapsam derdinde olan ev hanımlarının da ilk aklına gelen nedense hep tavuktur. Haşlarsınız tavuk suyuna çorba, pilav yaparsanız da bir taşla birkaç kuş vurmuş olursunuz. Benim de ne yapsam diye düşündüğüm zamanların imdada yetişeni hep. Hem blogdan hem de Ankara'dan komşum Nejla' nın yaptığı tavuk yemeğinin fotoğrafına hayran oldum geçen hafta. Her ne kadar ne tarifte ne de pişirme usulünde ona sadık kalmadıysam da ondan esinlendim. Hem yapımı kolay hem de kendi suyuyla piştiği için çok lezzetli bir yemek oldu.

Malzemeler:
6 adet tavuk baget
1 adet kuru soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı haşlanmış bezelye
1 adet kabak
3 adet köy biberi
tuz, taze çekilmiş kara biber, köri, pul biber ve taze kekik


Yapılışı:
1. Soğanlara piyazlık olarak ay ay doğrayın. Zeytinyağını derin bir tavada iyice kızdırıp soğanları atın ve kavurun.
2. Tavuk bagetleri içine ekleyip tavanın kapağını kapatın, arada tavayı sallayarak azıcık suyunu salana kadar pişirin.
3. Ayrı bir tarafta bezelyeleri diri kalacak şekilde haşlayıp suyunu süzün. Kabakları yarım ay şeklinde doğrayın. Biberleri de irice kıyın.
4. Tüm sebzeleri tavaya ekleyip kızgın ateşte arada karıştırarak 15-20 dk kadar pişirin. 
5. Tuzunu ve baharatlarını ekleyip ocağın altını kapatın. 

Afiyet olsun.