9 Mayıs 2015 Cumartesi

Bekliyorum… Sabırla ve Bıkmadan


Bu akşam Ankara' da evimizin yakınlarında yürüyüş yaparken '' Acaba 10 yıl sonra nerede olacağız, hayat bizi nerelere savuracak ? '' diye geçti içimden. Belki 5 yıl önce hiç aklımızın ucundan bile geçmeyen Ankara' da. Buranın bizim için belki de çıkış yolu olduğunu bilmeden gelip konduğumuz; çoğu kişinin macera gözüyle baktığı kuru, çirkin, soğuk, bozkır Ankara. Gün geçtikçe kendisiyle bağlarımızı kuvvetlendiren, güzel yürekli insanlarımı çoğaltan, beni / bizi büyüten olgun Ankara. Oğlumu bana yaklaştıran, gözümüzdeki perdeyi aralayan, mucizelere inancımızı artıran, şansımıza şükrettiren, yalnızlığımı bana sevdiren melankolik Ankara. 

Yarın Anneler Günü. Her özel gün gibi birilerini sevindirirken birilerinin yüreğini burkacak belli. Geçen yıl kendime bir söz verdim ben. Ne zaman ki benim meleğim beni kendisi gelip kutlayacak ve bu günün anlamını anlayacak işte o gün ben de kutlayacağım Anneler Gününü. Ve o güne kadar da bekleyeceğim. Her bir adımını beklediğim gibi o günü de bekleyeceğim. Sabırla ve bıkmadan. 





Ona baktığımda içimde hep çalan bir müzik var. Ona dair, ona olan inancıma dair ve gelecek güzel günlere dair. Hep aynı şarkının hep aynı nakaratını söylüyor içimdeki mavi kanatlı masum melekler: 

… Biz gülleri severdik dikenleriyle 
Koklardık kanayana dek ellerimiz 
Gül dikensiz olur mu ah etmezdik 
Bekle bekle hiç pes eder miyiz 

Bir nasihat gibi bu sancılı hasret 
Miyadını doldurup biter bir gün 
Karanlık aydınlığa kavuşur elbet 
Siz o gün bayramı kutlamayı görün 

Karanlık aydınlığa kavuşur elbet 
Siz o gün bayramı kutlamayı görün...


Yorum Gönder