31 Aralık 2015 Perşembe

Huzurla Gel 2016

Her yıl biterken kısa da olsa  bir şeyler karalayıp veda etmek istiyorum. Neler yaptık, neler yapamadık da içimizde kaldı bir muhasebe yapayım istiyorum. Çok şükür geçtiğimiz yıl hayatımızdan çok şey götürüp  bize eskileri aratmadı. Sevdiğim iki adam dizimin dibinde, kâh gülerek kâh ağlayarak koca bir yılı daha birbirimize dayanarak bitiriyoruz. Önümüzdeki yıl hayatın bize hazırlıyor olduğu tüm sürprizlere hazırlıklıyız ve merakla bekliyoruz elbette.

Bizim küçük adamımız bu yıl bizi ve diğer herkesi büyük bir şoka uğratarak matematik alanında inanılmaz bir gelişme gösterdi. Okulların açılmasına birkaç hafta kala, öğretmeninin de üstün çabasıyla elbette, harika işler başardı. Henüz çok fazla paylaşıp dile getirmesek de önümüzdeki günlerde sosyal medya hesaplarımda konu ile ilgili çok daha detaylı paylaşımlar yapıp Tuğra için sağlıklı bir yol haritası çizmemize yardımcı olacak mecralara ulaşmayı deneyeceğim. Zira bugüne kadar bu yeteneğinin ne şekilde değerlenirilip eğitimine katkı sağlayabileceğimiz konusunda kimseden tatmin edici bir cevap alamadık. 9 yaşında  A-tipik otizm teşhisli bir çocuğun eline hiç kalem kağıt almadan geçmiş yılların Öss-Öys sorularını, hatta üniversitelerin yüksek matematik sorularını, hatta ve hatta üniversitelerin bitirme ve mezuniyette sorduğu soruları, ve daha da fazlası Tübitak Matematik Olimpiyatları sorularını çözebilmesi pek yaygın karşılaşılan bir durum olmasa gerek. Şu an okurken inandırıcı gelmese de durum bundan ibaret. Ufaktan ufaktan Fizik için de gelişmeler olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Önümüzdeki yıldan en büyük dileğim güzel yürekli meleğimin önüne bu yeteneğini değerlendirme fırsatı sunabilen fırsatların çıkması.



Biz bu yıl yine bolca gezip bolca birbirimize vakit ayırabildik ailece. Tuttuğumuz elin kıymetini bilip çokca şükrettiğim bir yıl oldu. Çokça da ağladım; hem ülkenin üzerindeki kara bulutlara, hem yorulup gücümü tükettiğimi sandığımda. Sonra içime bir umut tohumu atıldı, her şey daha güzel olacak, daha fazla çabalamamızı gerektirecek mucizelerle yolumuz kesişecek diye. Şimdi yazarken bile nazarlardan korkuyorum, sonuna kadar hayırlısıyla varmasını dilediğim hayallerim var bu yeni gelen yıla dair. 



Ve elbette bir dolu dileğim var gelecek yıldan. Tek tek hepsini yazmam, istemem mümkün değil burada ama ilk olarak aklıma gelenleri de yazacağım. Önümüzdeki yıl okuyup şükretmek dileğiyle elbette.
* İlk dileğim Tuğra' m için. Onun için iyi kapılar açılsın istiyorum. Eğitimine yön verebilecek bir rotası olsun istiyorum.
* Evimin, yuvamın huzuru en en en çok istediğim. Bugüne kadar bir sürü sıkıntıya rağmen kopmayan ellerimizin birbirine daha sıkı kenetlenmesi bir de. 
* Sevdiklerimin sağlıklı, mutlu ve can güvenliğinin yerinde olduğu bir yıl istiyorum.
* Kendi adıma geçtiğimiz yıldan çok daha fazla kitap okuyabilmek istiyorum. İnsanlardan daha çok kitaplara sığındığım, onlarla iç huzurumu bulacağım bir yıl diliyorum.
* Dostlarıma, arkadaşlarıma daha fazla vakit ayırabilmeyi isterim. Neşeli sofralarda keyifli muhabbetler eşliğinde güzel anılar toplamayı isterim.
* Kendi ailemin ve tüm insanlığın hayrına savaşların olmadığı, anne babaların ağlamadığı, evlatların hep güldüğü harika bir sene diliyorum tüm kalbimle.
* Veee son olarak da yıllardır beni ve blogumu takip edip yazmam için bana motivasyon olan tüm takipçilerime ve okuyucularıma harika bir yıl dilerim. 

Sevgiler… Selamlar…

19 Kasım 2015 Perşembe

Puding deyince diğerleri bir yana, Pakmaya bir yana...

Biz hanımlar için pudingler hem lezzetli hem de pratik tatlılardır... Hemen hazırlanması, hafifliği, lezzetiyle 7’den 70’e evdeki herkesin gözdesidir. Peki, hangisini seçmeli, hangi markaya güvenmeli? Ben size gönül rahatlığıyla Pakmaya Pudingler’i öneriyorum... Zengin çeşitleri, kıvamı, lezzetiyle Pakmaya Pudingler hakikaten bir başka! Kakaolu mu istersiniz, çikolotalı mı; yoksa bitter çikolatalı mı? Yoksa çikolatalı fındıklı mı, çikolatalı bademli mi?  Sırf çikolatalıdaki şu zenginliğe bakın! Bitmedi… vanilyalısı, muzlusu, çileklisi, antep fıstıklısı da var... Her gün farklı bir lezzet hazırlayıp sunmak Pakmaya ile işte bu kadar kolay...
Unutmadan Pakmaya’nın enfes tarifler sunan bir de web sitesi var: www.mutfaginyildizi.com. Açıkçası ben www.mutfaginyildizi.com’a bakmadan mutfağa girmiyorum. En son Pudingli Tiramisu tarifini denedim, herkes bayıldı: http://mutfaginyildizi.com/tarif/pudingli-tiramisu/2504
Eğer siz de yeni ve enfes lezzetler peşindeyseniz, misafirlerimi nasıl şaşırtacağım diye düşünüyorsanız Pakmaya, zengin ürün çeşitleri ve www.mutfaginyildizi.com’daki tarifleriyle sizin de vazgeçilmeziniz olacak. Mutlaka ziyaret edin.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Aşina Kebap Gaziantep Gezisi Bölüm 2


Gaziantep' e gidip de kebap yerine yöresel yemek isterseniz bu yazacaklarım tam da size göre demektir.  Bizim topu topu 2 günlük gezimizde açıkcası ben sulu yemek ya da çorba özlemi çektiğimi itiraf etmeliyim. Şehirde her yerde kebap ve tatlı yemeniz çeşitli lokantalar varken sulu yöresel yemek için pek de bir yer yok gibi. Biz yanımızdaki Sevgi arkadaşımızın önerisi ile dönüş uçağımızdan önce son akşam yemeğimiz için Aşina Kebap'ı tercih ettik. 

Ziyafet tadında bir akşam yemeği için tam da doğru adres oldu Aşina Gaziantep mutfağı. Benim gibi içli köfte sevdalısı biri için açılışın İçli Köfte ile olması kaçınılmazdı. Yukarıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere içi fıstık dolu ve lezzeti muhteşemdi. 


Yine Antep mutfağı denince ilk aklıma gelenlerden biri elbette Kuru Dolma. Kurutulmuş biber ve patlıcandan yapılan dolmalardan bir koca tencere yeseniz bile tadına doyabileceğinizi sanmıyorum. Farklı bir çok şeyin tadına bakabilelim diye  de azar azar sipariş edince hepsinin tadı damağımızda kaldı haliyle. 


 Ve başlı başına bir öğün gibi düşünebileceğiniz Yuvalama ya da Yuvarlama çorbası. İçinde yok yok çorbası. Minik minik köfteleri, nohutu, eti, yoğurdu ile çorba sevenlerin baş tacı edecekleri bir yemek. 

 Ekşili Saray Kebabı.


Ve son olarak da Simit Kebabı.

Ve diyeceğim o ki yolunuz Gaziantep' e düşerse Aşina Kebap adı aklınızda olsun. Hem yediğiniz yemeklerin lezzetinden hem de servis elemanlarının güleryüzünden memnun kalacaksınız.


31 Ekim 2015 Cumartesi

Gaziantep Gezisi Bölüm 1 - Kasap Halil Usta Fırınlı Et Lokantası


Blogu boşlayalı epeyce zaman olmuş. Araya koskoca bir yaz girmiş, başka başka sebepler mani olmuş olsa da blog asla unutulmamış. Önce onu söyleyip kendimi affettireyim. Sonra da bu uzun aranın acısını çıkarmak istercesine birkaç post Gaziantep yazısı yazayım istiyorum.


Aylar öncesinden yemek bloggeri arkadaşlarım Aslı, Banu ve Sevgi ile Gaziantep için bir havayolunun satışa çıkardığı uygun uçak biletlerini bulup almıştık. İyi ki de öyle yapmışız. Kız kıza tatilin, 2 gün bile olsa, keyfini çıkarttık. Daha önceden Antep' e birkaç kez gitmiş olan Sevgi aramızda olunca nerede ne yenir, nereye nasıl gidilir gibi sorunlarımız hiç olmadı. Ekipte böyle ortama yabancı olmayan, grubun isteklerine göre geziye yön veren biri olunca bize de yediğimiz içtiğimizden keyif almak düştü. 

Antep' e indiğimizde öğle yemeği vaktiydi ve haliyle vakit kaybetmeden hemen yemek turumuza başlamak istedik. Şöyle söyleyeyim Antepte bulunduğunuz sürece sürekli yemek düşünüp etrafta yemek görüyorsunuz. Kebapla tatlıyla aranız iyiyse sizden mutlusu olamaz. Ama her şeyin tadına bakayım, aklımda hiç biri kalmasın diyorsanız hepsinden azar azar yemenizi tavsiye ederim. Çünkü her biri birbirinden lezzetli yemekler sizi bekliyor olacak.





Bizim iki günlük turumuzun ilk durağı Antep' in en meşhurlarından biri Kasap Halil Usta Fırınlı Et Lokantası oldu. Bugüne kadar yediğimiz tüm kebapları bize unutturacak cinsten bir deneyim yaşadık diyebilirim. Dediğim gibi hepsinin tadına ufak ufak bakabilelim diye ortaya söyleyip ortak yemeyi tercih ettik. İyi ki de öyle yapmşız. Yoksa porsiyonları hem çok büyük hem de oldukça doyurucu. 
Kebaplarının lezzetinin erkek koyun eti olduğunu, dişi koyunun etinin yavan ve elastiki olduğu için kullanılmadığını öğrendik. Bu da benim daha önceden hiç bilmediğim bir bilgiydi. 

beyran

Benim en merak ettiğim tatlardan biri kesinlikle Beyrandı. Gazianteplilerin genellikle sabah kahvaltılarında yemeyi tercih ettikleri bir yemek. Bize göre çorba ama aslında başlı başına bir yemek. Koyun eti ve pirinçle yapılan acılı bir yemek. Ağır bir yemek olduğu için gün içinde içilmezmiş. Biz de ortaya söylediğimiz tek porsiyonu ortaklaşa kaşıkladık ve çok beğendik. Sadece bunu yiyerek karnınızı tıka basa doyurup kalkabilirsiniz.

gaziantep

Elbette benim vazgeçilmezim lahmacunu yememek olmazdı. Tercihim de Cevizli ve Nar ekşili Antep lahmacun oldu. Hamuru incecik ve çıtır çıtır. Ve de bizim bildiklerimizden oldukça büyük boyutta. Ben normal lahmacun yedim. Kızların istediği fındık lahmacun neredeyse bizim buralarda yediğimiz normal lahmacun boyutunda idi. Nar ekşisinin de nasıl bir lezzet kattığını söylememe gerek yok sanırım.

küşleme

Ve tabii ki Küşleme. Ankara' da da birkaç yerde yeme fırsatı bulmuştum ancak böylesini sanırım sadece Halil Usta' da yemek mümkündür. Kuzunun sırt kısmından, yağsız ve sinirsiz tarafından yapılan küşlemenin etinin lokum gibi olduğunu söylememe gerek bile yok galiba. Yani Antep' e yolunuz düşer ise Halil Usta' ya uğramadan sakın ola dönmeyin.


alinazik

Ve veee veeee Alinazik ya da Gaziantep' te söylenildiği gibi Alanazik. Altında patlıcan ve süzme yoğurt ile hazırlanan üzerine de parça etten hazırlanmış kuşbaşılı et ve sostan oluşan enfes yemek. Eğer et yerine kıyma ile hazırlanmış halini tercih ederseniz öylesi de mevcut.  Gazinantep' te doydum demek yasak gibi, sürekli birbirinden enfes yemeklerle sınanıyorsunuz. 



Tam da artık yiyecek yerimiz kalmadı deyip hesap isteyelim dediğimizde garson gelip '' Tatlı ? '' dedi. Aslına bakılırsa ağzımıza tek lokma atacak yerimiz yoktu ama eğer bu enfes şeyi de yemeseydik yarım kalmış olurduk. Hem garsonun hem de Sevgi 'nin ısrarı ile istedik elbette.


peynirli fıstıklı börek

Bu tatlı sadece Halil Usta' da yiyebileceğiniz, yemeğin üzerine ikram olarak gelen bir tatlı. Yiyip beğenmemek mümkün değil; doyup doyup çatlayıp da gözü doymamış olmak mümkün ama çaktırmayın. Fıstığın memleketinde fıstıkla yapılmış en güzel lezzetlerden birisi bu Peynirli Fıstıklı Börek. 

Mekan, büyük şehirlerde adı sanı parlak parlak yazılan kebapçıların yanında önünde saygıyla eğilinecek cinsten. Fiyatlara gelince inanılmaz makul, Ankara' da yediğim lahmacunun daha lezzetlisini hem daha büyük olanını - neredeyse iki katı - yarı fiyatına yedim diyebilirim. Kullanılan malzeme, el emeği, işçiliği, misafirperverlikleri her şeyi ile dört dörtlük. Yolu Gaziantep' e düşenlere en birinci tavsiyem budur.  Diğer tavsiyeler de sırada… Geliyor…