2 Ocak 2012 Pazartesi

Ankara' da Yeni Yılın İlk Günü


Geçen yıl bu vakitler İstanbul' dan uzaklarda bir evim olacağını söyleselerdi inanmazdım herhalde. İnsanın evi, yuvası, ailesi nerdeyse oraya alışıyor, orayı seviyor ve benimsiyor. Bu yılbaşında İstanbul' da olan tüm aile bireyleri bizim Ankara' da onlardan ayrı oluşumuz sebebiyle buruktu azıcık. Hep istediler ki yanlarında olalım, birlikte kutlayalım yeni yılın gelişini. Biz çekirdek aile evimizde, yepyeni şehrimizde kutladık bu geceyi. Arada bir gözlerim buğulandı, boğazım düğümlendi, içime yalnızlık çöktü yalan değil. Fakat hep umut doluyum, herşeyin çok daha güzel olacağına dair inancımız baki.


 Herhangi bir akşam gibi yemeğimizi yiyip sadece biraz daha özenli bir sofrada keyfimizi uzattık. Bu gece sadece bir ufak bahaneydi yoksa başka gecelerden bir farkı yoktu elbette.

Ertesi sabah bembeyaz bir Ankara' ya uyandık. Hemen kahvaltımızı yapıp sımsıkı giyinip kuşanıp kendimizi dışarı attık. Evimizin çevresinde ufak bir gezinti yaptık. Yeni yılın ilk gününde karla beraber güzelleşen sokaklarda gezindik.


 Beyler kartopu oynama derdindeyken ben tamamen fotoğraf çekme modundaydım. Hele bir de lapa lapa yağmasaydı çok daha fazla pozlar olurdu da elimden bu kadar geldi. Ayak izlerimden başladım fotoğraflamaya.


 Sonra buz gibi karlar üzerinde minik kuş adımlarını farkettim.



Yorum Gönder