22 Nisan 2010 Perşembe

Ben&Jerry's Free Cone Day ( Bedava Dondurma Günü )



Eğer dondurma seviyorsanız ve daha önceden Ben&Jerry's Dondurmalarının tadına bakmadıysanız işte size süper fırsat. Ben&Jerry's Dondurmaları 27 Nisan günü herkese bedava dondurma ikram edecek. Bence kaçırmayın.
Ben & Jerry’s Bağdat Caddesi, City’s Nişantaşı, Cinebonus Kanyon ve Cinebonus Meydan’da tüm çeşitleriyle sizleri bekliyor.
Şimdiden ajandanıza not etmeyi unutmayın.

20 Nisan 2010 Salı

Ispanaklı Börek

Blogu açalı neredeyse 3 yıl olacak ve arşivde ıspanaklı börek olmadığını biraz önce farkettim. Evde en çok pişen ve sevilerek yenen ıspanaklı böreği nedense şimdiye kadar fotoğraflamak aklıma gelmemiş demek ki. Daha önceden bir Ispanaklı ve Kıymalı Börek tarifi vermişim. Hala tezgahlarda ıspanak görülüyorken, mevsimi geçmeden bu tarifimi de paylaşayım istedim. Hem de TuzBİBER Dergimizin bu ayki etkinliğine bir tarifle de olsa katılmış olayım.

Kaç gündür fena haldeyim, önce bademciklerim şişiyor sandım ama bu defa faranjit imiş beni bu hale sokan. Cumartesi günü doktora gidip de ilaçları almaya başlayınca da daha iyi olacağıma sanki daha kötü oldum. Boğazımdaki yanma hissi ve yutkunurken duyduğum acı tamamen geçti ama bir öksürük krizi ki sormayın. Özellikle geceleri büyük adamı deli edecek derecede kronik bir öksürük tutuyor, kendimi nereye saklayacağımı şaşırıyorum. Bir elimde öksürük şurubum diğer elimde sıcak birşeyler dolanıyorum tüm gün. Cuma günü birkaç günlüğüne ufak bir tatile gidiyoruz. O zamana kadar toparlanmam gerek, tatil de beni iyi etmezse başka bir şey etmez.


Ispanaklı Börek

Malzemeler:
3 adet yufka
1/2 kg ıspanak
1 adet kuru soğan
2-3 sarımsak
1 ya da 2 domates rendesi ( yaz domateslerinden kullandım )
1 bardak süt
1 yumurta
3 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı haşhaş tohumu
tuz, taze çekilmiş tane karabiber


Yapılışı:
1. Zeytinyağını tencereye alın, yemeklik doğranmış soğanları kavurun.
2. Rendelenmiş domatesleri ve sarımsakları da ekleyip birkaç dakika pişirin
3. Yıkanıp ince ince doğranmış ıspanakları tencereye katıp ıspanaklar suyunu çekene kadar pişirin.
4. Tuzunu, karabiberini katın ve ocağın altını kapatıp soğuması için kenara alın.
5. Süt, zeytinyağı ve yumurtayı karıştırıp böreğin harcını hazırlayın.
6.Yufkaları ortadan ikiye ayırıp geniş tarafa ıspanaklı iç harçtan boylu boyunca koyup tüm yufkaya sütlü karışımdan fırçayla sürün.
7. Yufkaları rulo şeklinde sarıp ikiye katlayıp yağlı kağıt serili tepsiye sırayla dizin.
8. Tüm yufkaları aynı şekilde sarıp üzerlerine kalan sütlü karışımdan sürüp haşhaş tohumu serpiştirin.
9. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.
10. Piştikten sonra sıcak servis yapın.

Afiyet olsun.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Bulgur Pilavı ( Esmer Bulgur ile )

Genel bir inanış vardır, '' Pilavı iyi yapan her yemeği iyi yapar '' diye. O kadar maharet gerektiren bir iş olmamasına rağmen iyi bir pilavın kıvamını tutturmak, tane tane olmasını sağlamak hiç de kolay değildir. Benim de sanırım mutfakla ilişkimin başladığı ilk yıllarda en severek yaptığım şey pirinç pilavıydı. Öyle ki okuldan eve gelince annem mutfakta yemek yapıyorsa mutlaka pilav yapma işini bana devrederdi. Seve seve yapardım bu işi, ne de olsa o zamanlar sadece keyif için mutfaktaydım. Şimdiki gibi asli görevlerimden biri değildi. Girer, biraz karıştırır, sonra da çıkar keyfime bakardım. Mutfak dağılmış dağılmamış, pilavın yanına ne yemek yapılacakmış hiç umrumda olmazdı. Tek derdimin pilavı iyi yapmak olduğu, ucu bucağı olmayan mutfak deryasının henüz önüme açılmadığı yıllardı o yıllar. Biri çıkıp da bu günleri ve mutfağın benim için şimdiki anlamını anlatmaya kalkışsa sanırım güler geçerdim. O kadar uzaktı ki bana tencere, tava, kek, börek, çörek. Hep pilavla sınırlı kalmasını ister miydim, ASLA....

Sonra aradan yıllar geçip evliliğe adım adınca yine kurtarıcım pilav oldu. Uzunca bir süre hemen hemen her akşam yemekte pilavımız eksik olmadı. Zaten bana yılın her günü pirinç pilavı yedirseler bıkmam, o kadar severim. Büyük adam da öyle, hiç sesi çıkmaz yer, yeter ki yanında yemek de olsun:))

Uzunca bir süre pilavsız günümüz olmadı desem yeridir. Taa ki kilolar alınıp her ikimizin de bel çevresi kalınlaşınca işe ilk olarak pilavla vedalaşarak başladık. Sadece mutlaka pilavın eşlik etmesi gereken yemeklerin ( kuru fasulye, nohut, bezelye ) yanında yapıldı pirinç pilavı bizim evde. Lafın kısası pirinç tüketimini azalttık. İyi de ettik, geç bile kalmışız. Şimdi haftada 1 ya da 2 akşam pilav oluyor evde. Dolayısıyla onun yerine bulgura ağırlık vermiş olduk. Pirince göre hem daha faydalı ve besin değeri yüksek hem de yapması ustalık gerektirmeyen. Pirinç pilavının aksine bulguru asla ölçü ile yapmam, tamamen göz kararı. Ama bu defa tarifi paylaşırım diye ölçülü yaptım. Hem de ilk defa esmer bulgur ile yapınca paylaşayım istedim.

Geçtiğimiz aylarda Pınar hanımın gönderdiği koliden çıkmıştı 1 kilo kadar esmer bulgur. Kısırlık diye belirtmiş Pınar Hanım ama bana biraz iri geldiği için taneleri kısırdan önce pilavda denemeyi istedim. Geriye kalanı da belki kısır yapıp sonra paylaşırım.

İzlediğim bir yemek programında yemek yapan şef bulgurun yıkanmaması gerektiğini söylemişti. Sonrasında her bulgur kullanışımda tereddüt etmişimdir, yıkasam mı yıkamasam mı diye. Sonuç olarak hep yıkarım ama doğru mu yapıyorum diye de merak ederim. Esmer bulguru yıkarken de akan kahverengi suyu görünce yine aynı soru aklıma takıldı. Sanki bulgurun tüm faydalı kısmını da o su ile beraber akıtıyormuşum hissi düştü içime. Sizler ne yapıyorsunuz bulguru yıkar mısınız, yoksa yıkamadan mı kullanırsınız ?

Malzemeler:

2 su bardağı esmer bulgur
4 su bardağı soğuk su
2 adet domates rendesi ( ben yazın hazırladığım domateslerden kullandım)
2 adet sivri biber ya da çarliston biber
3-4 diş sarımsak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet büyük kuru soğan
tuz, kuru nane


Yapılışı:

1. Zeytinyağını tencereye alıp yemeklik doğranmış soğanı kavurun, sarımsakları ekleyin.
2. Domates rendesini ve ufak kesilmiş biberleri tencereye alıp 3-5 dk. kadar domatesler iyice pişene kadar kavurun.
3. Yıkanıp suyu iyice süzülmüş bulguru tencereye döküp birkaç dk. kavurun.
4. Suyunu ekleyip tuzu da katın.
5. Su kaynayana kadar yüksek ateşte, kaynara çıktıktan sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
6. Suyunu çekmeye başlayınca 2 kat kağıt havluyu tencerenin üzerine kapatıp demlenmesi için bekleyin.
7. Servisten önce üzerine kuru nane serpiştirin ve sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

15 Nisan 2010 Perşembe

Sebzeli Mantarlı Tavuk Sote

Belki yan tarafta görüp de bekleyenleriniz vardır diye söyleyeyim. Aslında sıradaki paylaşmak istediğim tarif Patlıcanlı Fırın Makarna idi, fakat laptopa aktardığım fotoğraflar nasıl olduğunu henüz çözemediğim bir şekilde uçup gidince yerini de bu tarife bıraktı. Artık patlıcanlı makarna bir sonraki denemeye kadar rafa kalktı.

Benim mutfağımda aslında son zamanlarda çok sıklıkla kullandığım sebzelerden biri mantar. Hele de kansızlığa karşı da çok etkili olduğunu duyduğumdan beri neredeyse her yemeğe katacağım, o kadar sevindim. Bir de birkaç haftadır pazarlarda da bolca mantar tezgahları görüyorum, çeşit çeşit, renk renk mantarlar var. Bir de tava koymuşlar önlerine, millete ızgara mantar yapıp tattırıyorlar. Ne tadına bakmaya ne de cesaret edip almaya yanaşamadım. Ben yine marketimden bildiğim, tanıdığım kültür mantarımı aldım geldim.

Sebzeli Mantarlı Tavuk Sote

Malzemeler:
1 adet tavuk göğüs
20-25 adet kültür mantarı
2 adet kırmızı biber
2 adet kabak
1 adet soğan
1 adet havuç
1 tatlı kaşığı kadar salça
2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber, köri


Yapılışı:
1. Tavuk göğsünü tencereye alıp üzerini geçecek kadar su ekleyip haşlayın.
2. Haşlanan tavuk etini ufak parçalara ayırın, tavuk suyunu da daha sonra kullanmak üzere kaldırın
3. Soğanları yarım ay şeklinde doğrayın ve zeytinyağında soteleyin.
4. Kabakları, kırmızı biberleri ve havucu şeritler halinde doğrayıp tencereye katın.
5. Son olarak da tavuk parçaları ile ince doğranmış mantarları ekleyin.
6. 1 çay bardağı kadar su içinde salçayı eritip yemeğe katın.
7. Tuzunu, karabiberini ve körisini de katıp 15 dk. kadar pişirin.


Haşladığınız tavuğun suyundan da hemen bir pilav yaptınız mı işte akşamki menü hazır demektir. Bizim pilavımız esmer bulgurla yapılmış bol domatesli ve yeşil biberli idi. Onun da tarifi sonraya kalsın.